Tillsammans

Tillsammans

417
0
PAYLAŞ

İskandinavya’nın en çok gelecek vaaden yönetmenlerinden olan Lukas Moodysson, Tillsammans’ta kendi geçmişinden de izlenimlerini filmine aktarmış. Kendi de çocukluğunda annesi ve onun sevgilisiyle bir komün hayatı yaşamış. Bu sayede filmde anlattığı konuya seçtiği arka plana da son derece hakim.

Kendilerine “Tillsammans” (beraber/birlikte) adını veren bu komünde; ateşli bir sosyalist olan Erik, açık bir ilişki yaşamaya karar veren bir çift Goran ve Lena, sürekli tartışan çocuk sahibi olmasına rağmen daha sonra lezbiyen olan Anna ve onun sürekli her şeyi eleştiren kocası Lasse, gay Klass gibi çeşitli karakterlerde insanlar yaşamaktadır. Yıl 1975, yer İsveç’in Stockholm kentidir. Dolayısıyla siyasi açıdan da sosyalizm filmin geneline egemendir. Öyle ki filmin açılışında radyodan Franco’nun öldüğü haberini duyan komündekiler büyük bir sevinç içinde dans etmeye ve eğlenmeye başlıyorlar. Komünlerini kurma amaçları başlangıçta bu düzene karşı çıkmak ve tekrardan doğal bir yaşam ortamı yaratmak.

Komün hayatında ise zamanla kopuşlar baş gösteriyor, amaçları uğruna komüne katılanlar tek tek ayrılıyor. Bir yandan da Elizabeth ve Rolf’un ayrılığı, Stefan ve Eva’nın ergenlik çağı bunalımları, Goran’ın iç dünyasında yaşadığı çatışmalar artarak devam ediyor. Bu şekilde komün hayatı da artık idealler uğruna toplanılan bir yer olmaktan çıkıp, insanların kendilerini iyileştirdiği bir nevi meditasyon evine dönüyor. Burada insanlar kendilerini buluyorlar. Buna en güzel örnekte Rolf’un eve gelişi ve ailesiyle hayatını düzene sokuşu. Rolf’u sırasıyla başka karakterlerde izliyor. Bu şekilde belli kurallarla oturmaktan çok mutluluğu amaç edinmiş bir “tillsammans” grubu ortaya çıkıyor.

Yönetmen Moodysson, bu ilginç komün hayatını arka plana alarak bu sayede hem evli çiftler arasındaki ilişkileri hem ergenlik çağı problemlerini hem de dönemin siyasi havasını anlatıyor. Aynı zamanda “yalnız kalmanın güç vermesinden çok beraber olmanın en iyisi olduğunu” vurguluyor. Moodysson’ın şok edici filmlerine alışık olmamıza rağmen, bu filmi oldukça sıcak ve eğlenceli. Dönemin optimist ruhunu oldukça iyi yansıtmış. İlginç bir film arayanlara tavsiye edilir.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleWay I Spent the End of the World
Sonraki makaleTrain of Life
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK