Pink

Pink

370
0
PAYLAŞ

Yönetmen Alexander Voulgaris’in yazıp yönettiği, üstüne bir de kendini başrole kondurduğu eseri, basit bir çıkarımla ulaşılabilecek bir konuyu anlatıyor; Voulgaris’in canlandırdığı Vassilis Galis karakterini. Çocukluğunda, kanseri atlatmayı başaran annesinin, evi ve ailesini terk etmesiyle ağabey ve babasıyla kalan Vassilis kocaman gözlükleri ardından yazmayı seven, içine kapanık, ulaşılması zor olan bir çocuktur. Flashbackler aracılığıyla Vassilis’in ilkokul yaşantısıyla erkeklik çağlarının üst üste yapıştırıldığı filmdeki anlatım tekniğini anlatma işini kolaylaştırmak için Michel Gondry’nin La Science des rêves’ini örnek verebilirim. Karşısına çıkan kadınlarda anne figürünü araması, sonundaysa bunu bir kız çocuğunda yakalaması, bu masalsı ifadelerden bir nebze ayırmayı başarıyor filmi.

Melih Tumen
tumenm@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleFrontiere(s)
Sonraki makaleGrimm Love
Bir çevirmen. Çeviri onun için kendini ifade etmenin en uygun yolu. Son dönemde animeye sinemadan daha çok önem (değer) veriyor ve haddizatında Japoncaya merak salmış durumda. Sinemada 80 öncesi (Godard hariç) filmlerini elinin tersiyle itmekten çekinmiyor, saygı duymasına rağmen izlemekten hoşlanmıyor. "Sinema öldü!" fikrine katılmasa da sürekli gençleştirme operasyonları geçirdiğini düşünüyor ve dolayısıyla da izleyeceği filmlere katmanlı bir seçicilik uygulamaktan vazgeç(e)miyor. Her tür kara film ve animasyon onun için bir şansı hak ediyor. Reha Erdem ve Satoshi Kôn ne çekse seyrediyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK