Under the Bombs

Under the Bombs

827
0
PAYLAŞ

Under the Bombs

Dubai’de yaşayan Zeina, kocasıyla boşanmanın eşiğindeyken oğlu Karim’i, evdeki kavgalardan etkilenmesin diye Lübnan’da yaşayan kız kardeşinin yanına yollar. Oğlunu gönderdikten birkaç gün sonra, Lübnan’da savaş patlak verince Zeina, oğlunu görmek için Türkiye üzerinden Lübnan’a geçer ve kendisini götürmeyi kabul eden tek taksi şoförü olan Tony ile tanışır. İkili için zorlu bir yolculuk başlar.

2006 Ağustos’unda, İsrail’in Lübnan’a 33 gün boyunca yaptığı hava saldırıları sonucu çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 1189 kişi ölmüş, yaklaşık 1 milyon insan evsiz kalmıştı. Bu bilgilerle açılan Under The Bombs, 34. gün ilan edilen ateşkes sürecinde geçen İngiliz, Fransız, Lübnan ortak yapımı bir dram. “Oğlum olmadan asla!” kabilinden bir arayış öyküsü olması yanında, Zeina ve Tony’nin bu stresli yolculukları aynı zamanda saldırılar sonrası enkaz haline gelmiş şehrin içinden yürek burkan insan manzaraları da sunmayı ihmal etmiyor. Bombalama sonrası yaşanan dramları bireysel çaresizlik içinde politik eleştirilere dönüştürmesi fazla sert sayılmaz. Ama dramların kendisi zaten bu eleştirel bakışı kendiliğinden doğuruyor. Tabi bir yol filmi, yolculuğu yapanların derinlerine inmez ise anlamsızlaşır. Sallantıdaki evliliğinden etkilenmemesi için Lübnan’a gönderdiği oğlunun kaybından ötürü Zeina’nın suçluluk duygusu ile, içinde bulunduğu zor şartlara rağmen para biriktirip Almanya’daki akrabalarının yanına gitmeyi hayal eden taksi şoförü Tony’nin ümitsizliği, bombalar altında umuda yapılan yolculuğun değerini arttırıyor. Zeina rolündeki güzel Nada Abou Farhat’ın çok güçlü oyununa (özellikle kızkardeşinin ölüm haberinin ardından yıkıntılar arasında sinir krizi geçirdiği sahnesine), arabasında Feyruz, Ümmü Gülsüm, Boney M. ve Almanca telaffuz kasetleri taşıyan, neşesini kaybetmemeye çalışan iyi kalpli Tony olarak Georges Khabbaz eşlik ediyor. Bununla birlikte ikinci filmini yazıp yöneten Philippe Aractingi filmin sonunda bir bomba da kendisi patlatıyor. Under The Bombs, zulmün kalbine yapılan iki kişilik yolculuğun anlatıldığı etkileyici bir yol filmi.

Osman Danacıoğlu
odanac@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleTaş Yastık
Sonraki makaleDie Welle
Avatar
İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Sinema, müzik ve edebiyat, ilgi alanı olmaktan öteye geçmiş, yaşam biçimi olmuş. Geçmişinde radyo programı, bir gazetenin Pazar ekinde albüm eleştirmenliği ve amatör fotoğrafçılık yapmışlığı var. Öğrenciyken Shakespeare, Wordsworth, Austen, Hardy, Lawrence okumanın, Virginia Woolf üzerine bitirme tezi vermenin, önüne gelen her albümü dinlemenin, özellikle 80'leri ve 90'ları türlü komikliği ve dramatikliğiyle yaşamanın sonucu doğan yazma ihtiyacını sinema ve müziğin bünyesinde anlamlandırmaya çalışıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK