La Grand Illusion

La Grand Illusion

514
0
PAYLAŞ

Grand Illusion

Jean Renoir’ın bir Alman esir kampında geçen Birinci Dünya Savaşı klasiği “La Grande Illusion”, “La Regle du Jeu” ile birlikte, usta yönetmenin genel olarak en çok üzerinde durulan, en beğenilen filmidir. Bir Alman subayı tarafından düşürülen bir uçaktan sağ kurtulmayı başaran iki Fransız asker, Yüzbaşı De Boeldieu ve Teğmen Marechal’ın Almanlara esir düşmeleri ile başlayan serüven, ana kahramanların götürüldükleri esir kampında diğer Fransız askerlerle tanışmaları ve bu kamptan kaçma planları ekseninde gelişir…

Filmi, kendi türünün diğer örneklerinden farklı bir noktaya taşıyan en belirgin özelliği, Renoir’ın savaşın bütün çılgınlığı içinde yine de insanlığını korumayı başaran karakterleri tasvir etmekteki başarısı ve her iki yana da eşit mesafede duran tarafsız yaklaşımıdır. Filmde savaş esirlerini sanki birer misafirlermiş gibi ağırlayan Alman komutan Von Rauffenstein, büyük yönetmen ve aktör Erich von Stroheim’in eşsiz oyunculuğunun da katkısıyla sinema tarihinin en etkileyici portrelerinden birine dönüşürken, onun özellikle Fransız Yüzbaşı De Boeldieu (Pierre Fresnay) ile karşılıklı sahneleri ise bu tüm zamanların en asil savaş karşıtı filminin unutulmaz kareleri olarak sinemaseverlerin hafızalarına kazınır…

Latif Güven
bob.leflambeur@mynet.com

PAYLAŞ
Önceki makaleLes Bas-Fonds
Sonraki makaleLa Bete Humaine
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK