Bloody Sunday

Bloody Sunday

462
0
PAYLAŞ

“Kanlı Pazar”, tarihte “Bogside Katliamı” olarak da anılan 30 Ocak 1972 yılında Kuzey İrlanda İnsan Hakları Derneği’nin İngiltere’nin onayıyla düzenlediği yürüyüş sırasında gerçekleşen devlet terörünü anlatıyor. Tamamı silahsız 13 sivilin öldüğü, 14’ünün yaralandığı bu katliam, çoğu ulusun tarihinde yer alan kanlı günlerden sadece birisi. Zaten filmin yarattığı bellek de, kendini İrlandalıların özgürlük mücadelesinden soyutlayıp ezilen halkların mücadelesini ve onlara karşı yürütülen şiddeti de çabucak hatırlatıyor. Filmin başı ve sonunda kurgu olduğunu hissettiren görüntüler dışında, kanlı pazar boyunca geçen sahneler belgesel hissiyatında ama olağanüstü bir sinema gücüyle işliyor. Olduğundan fazla dramatize edilmiş bir hali de yok. Zaten bu şekilde bir aktüel kamera kullanımı, kişilerle özdeşleşmeyi olabildiğince baltalarken, sürekli asker-eylemciler arasında gidip gelen görüntüler olayla izleyici arasındaki gerekli mesafenin korunmasını sağlıyor. Kamera kullanımı ve kurgunun yarattığı özdeşleşme kesintisi bakımından, bir süreci bu şekilde işleyen Gomorra ile yakın bulunabilir. Üzerine çok şey duymadan izlenmesi yerinde olabilecek bir film, ani çarpıntı yaratması bakımından. İrlanda’nın mücadelesine dair, sinema filmi olarak Bloody Sunday’den daha etkileyici bulduğum iki filmse ezilenleri anlatmakta rüştünü ispat etmiş Ken Loach’un The Wind That Shakes The Barley (2006)’i ve sinemada tarihsel dramın başyapıtlarından In The Name of The Father (1993) olabilir ancak. Tüm bu iyi filmleri izlerken de benzer direnişlere ve katliamlara dair, neden İngiltere’den daha az gelişmiş ülkelerde bu kadar dikkat çekici filmler yapılamadığını sinemanın endüstriyle olan can sıkıcı ilişkisi üzerinden düşünmek gerekiyor. Yoksa Dersim’den yahut Sivas’dan yahut başka pek çok yerden de tonlarca çıkardı şimdiye böyle tonlarca film.

“Gözlerimizi öylece kapatıp herşeyi unutmaya yüz tutamayız.
Bu şarkı daha ne kadar, kimbilir daha ne kadar devam edecek?”

Yiğitalp Ertem
yalpertem@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleLukas Moodysson
Sonraki makaleLuchino Visconti

1988, Ankara. Yazılımcı ve Medya & Kültürel Çalışmalar mezunu. Yıllardır tutkuyla bağlandığısinema üzerine okuyor, izliyor, arada da yazıyor. Amatör tiyatro ve kısa film denemeleri yaptı.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK