Rocco and His Brothers

Rocco and His Brothers

762
1
PAYLAŞ


Giovanni Testori’nin romanının bir bölümünden uyarlanan “Rocco e i Suoi Fratelli (Rocco ve Kardeşleri)”, Luchino Visconti’nin bireysel ve toplumsal değişimi örtüştürdüğü, İtalyan Yeni Gerçekçiliği ile melodramı birleştirdiği, filmografisinin en değerli filmlerindendir. Hikâye, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yeni yeni toparlanmaya başlayan İtalya’da geçer. Filmde, İtalya’nın güneyindeki fakir köylerden birinden Milano’ya göç eden Parondi ailesinin değişimi anlatılır. Çocuklarının daha iyi bir yaşam sürmesi için ailesini İtalya’nın parlayan şehri Milano’ya getiren anne bir süre sonra çocuklarının farklı yönlere gitmesine ve ailesinin dağılmasına tanıklık eder.

Visconti filmde her karaktere bir bölüm ayırarak Parondi ailesinin fertlerinin gelişimini bütünlüklü bir şekilde beyazperdeye taşır. Toplumsal değişim yaşanırken bireyler de bu değişimden etkilenir. Ailenin her bir ferdi kendi yolunu çizer ve büyük şehir Parondi ailesini de yavaş yavaş sindirmeye başlar. Parondi ailesinin fakirlikten başlayarak orta sınıf olmaya doğru uzanan yolculuğunda Visconti toplumsal değişimin bireyler üzerindeki etkilerini de gösterme fırsatı yakalar. İtalyan Yeni Gerçekçiliği estetiğinde, melodrama çalan hikâyeler anlatırken, bir yandan da proletaryanın yaşam mücadelesini ve hayata tutunma çabasını dokunaklı bir anlatımla ekrana yansıtır.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleLe Notti Bianche
Sonraki makaleThe Leopard

1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası’nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo’nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

1 YORUM

  1. Visconti’nin başyapıtı diyebilirim. Hikayenin karakterler bazında parçalı anlatımı çok başarılıydı. Köyden kente göç olgusu, kültürel değişimden etkilenen hayatlar çok iyi yansıtılmıştı. Mutlaka izlenmeli.

BİR CEVAP BIRAK