İstanbul Modern’de Kieslowski Retrospektifi

İstanbul Modern’de Kieslowski Retrospektifi

275
0
PAYLAŞ

İstanbul Modern Sinema, “sinemanın şairi” olarak anılan; kendine özgü anlatımı, detaycı üslubu, yalın insan eleştirisi ve ince sinematografisiyle dünya sinemasına çok önemli başyapıtlar kazandıran Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieślowski’nin Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en geniş retrospektifini sunuyor. 6- 23 Şubat tarihleri arasında gösterilecek “Kieślowski Hakkında Her Şey” programında film gösterimlerinin yanı sıra Kieślowski sineması üzerine bir söyleşi de gerçekleşecek. 6 Şubat Perşembe saat 19.30’da yapılacak söyleşiye yönetmenle birçok filminde çalışmış görüntü yönetmeni Jacek Petrycki, Kieślowski’nin kızı Marta Hryniak ve yönetmenin sineması üzerine kitaplar yayınlamış “Kieślowski uzmanı” gazeteci-yazar Alain Martin katılacaklar.
48 filmlik bu program, yönetmenin 70’ler Polonyası’ndaki sosyal gerçeklikleri aktardığı belgesel kariyerinden, Polonya televizyonu için çektiği ve On Emir’i temsil eden film serisi Dekalog’a uzanıyor. Fransız bayrağının simgelediği özgürlük, eşitlik ve kardeşlik kavramları üzerine yaptığı Üç Renk üçlemesiyle uluslararası üne kavuşan bu kuvvetli öykü anlatıcısı, Ingmar Bergman ve Andrey Tarkovski ile birlikte Avrupa’nın auteur sinemasının nirengi noktalarından. Yönetmenin filmografisinin yanı sıra Hâlâ Hayattaisimli belgesel de Kieślowski’nin sanat yaşamını anlatıyor.
“Kieślowski Hakkında Her Şey” programında Polonyalı ünlü yönetmenin 23 kısa metraj filmiyle birlikte 24 uzun metrajının yanında, Kieślowski sineması üzerine bir belgesel gösterime sunulacak. Yönetmenin retrospektif kapsamında gösterilecek filmleri arasında Polonya gerçekliğini yansıtan, tesadüf ve zorunluluk arasındaki ilişkiyi zorlayan, Üç Renk üçlemenin muştusu, Rastlantının Böylesi (Sliding Doors, 1998) filminin de esin kaynağı olarak yeniden gündeme gelen Kör Talih (1987); aşkın ne olduğuna dair çarpıcı bir öykü olan Aşk Üzerine Bir Film (1988); yönetmenin son projesi Üç Renkfilmlerini hem ruh hem de sinema dili olarak etkileyen, 10 bölümlük ve her biri bir saatlik olan Dekalog serisi; Cannes Film Festivali’nde Irene Jacob’a En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Veronique’in İkili Yaşamı (1991); Juliet Binoche’un başrolünü üstlendiği Üç Renk: Mavi (1993); Üç Renk: Beyaz (1994) veyine Irene Jacob’un Jean-Louis Trintignant ile başrolünü paylaştığı Üç Renk: Kırmızı (1994) yer alıyor.
Maria Zmarz-Koczanowicz’in yönetmenliğini üstlendiği 2005 yapımı Hâlâ Hayatta: Krzysztof Kieślowski Üzerine Bir Film başlıklı belgesel ise, Polonyalı yönetmenin yaşamına ve sanatına dair samimi bir portre aktarıyor. Film, Kieślowski’nin kariyerinin başındaki belgesellerden Dekalogserisine uzanan 50 filmlik filmografisinden seçilmiş kliplerin yanında Wim Wenders, Agnieszka Holland, Juliette Binoche gibi arkadaşlarının paylaştığı anıları da içeriyor.

PAYLAŞ
Önceki makaleDagur Kari
Sonraki makale!f İstanbul 2014’te Öne Çıkanlar
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK