Le Pont du Nord

Le Pont du Nord

631
0
PAYLAŞ

pont-du-nordFransız yönetmen Jacques Rivette’in 80’lerin başında çektiği filmi yine yönetmenin esrarengiz gizli topluluklar, izlenme paranoyası ve şehir labirentinde bir oyun oynarmışçasına gezinen karakterleriyle özgün bir yapım. Diyaloglarını Jerome Prieur’un yazdığı filmde gerçek hayatta anne-kız olan ve senaryoya da katkıda bulunan Bulle ve Pascale Ogier’i Paris’te rastlantıyla tanışan ve aralarında güçlü bir bağ oluşan ana karakterler olarak izliyoruz. Ayrıca senaryoda Rivette ve L’Histoire d’Adele H (1975) ve La Nuit Americaine (1973) gibi François Truffaut filmlerinin senaryolarında da katkısı bulunan Suzanne Schiffman imzası var.

Bulle Ogier (Marie) ve Pascale Ogier (Baptiste) Paris sokaklarında dolaşır ve sinema ve otomobillerde yatıp kalkarken Max adı verilen “her hareketi takip eden” kişiler ve Marie’nin sevgilisi tekinsiz işlerle meşgul olan Julien ile tanışıyoruz. Tamamen sokaklarda ve şehir sınırları dışına çıkılmadan çekilen filmde suni ışıklandırma da kural olarak kullanılmıyor. Bazı eleştirmenler filmi bir western olarak, Max karakterlerini de Kızılderililer olarak okuyarak filmi daha da karmaşık hale getirmeyi başarmış. Halihazırda birçok yoruma açık bir film olan Pont du Nord özellikle filmin sonundaki karate dersi sahnesiyle 2012 yapımı Leos Carax’ın Holy Motors filmini akla getiriyor. Bazı diyalogları emprovizasyon halinde oluşan filmde deneysellik hissi ve bitmemişlik hali Rivette’in klasik anlatımdan uzak yönetim tarzına örnek oluşturuyor. Godard’ın da başvurduğu röportaj tarzı belgesel anlatımını yeğleyen yönetmen, bir yandan yine Godard’ın “bir film yapmak için tek ihtiyacınız olan bir kız ve bir silahtır” sözünü doğrular biçimde aksiyon öğelere de yer veriyor. Bu farklı yorumlamalara açık film yönetmenin filmlerine daha hakim olmak ve Yeni Dalga konusunda bilgilerini derinleştirmek isteyenler için ideal bir seçim.

Umut Hanioğlu

umutable@gmail.com

 

PAYLAŞ
Önceki makale27. Ankara Uluslararası Film Festivali
Sonraki makaleYeni Çıkan Kitaplar: Andrey Tarkovski Sineması
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK