Nunta Muta

Nunta Muta

358
0
PAYLAŞ

1953 yılında mutlu bir Romen köyünde yaşayan Iancu ve Mara birbirlerini tutkuyla seven iki gençtir. Önce aileleri bu ilişkiye karşı çıksalar da sonra niyetlerinin evlenmek olduğunu anlaşılınca düğün yapmaya karar verirler. Ancak karar verilen düğün tarihinden bir gün önce Stalin ölür. Düğün günü köyü parti yöneticileri basar ve düğün dahil bütün etkinlikleri yasaklarlar. Düğüne devam etmek isteyen köy halkı ise yaratıcı ve eğlenceli bir çözüm yolu bulurlar.

Romanya’nın tecrübeli aktörlerinden olan Horatiu Malaele’nin senaryosunu Adrian Lustig ile birlikte yazıp kendisinin yönettiği Nunta Muta, savaşların, iktidar mücadelelerinin, büyük hesapların gölgesinde yaşam mücadelesi veren savunmasız halkın içinden çıkan binlerce hikayeden biri. Ana hatlarıyla gerçekten yaşanıp yaşanmadığını bilmediğimiz, ama kimi zaman sevimlilikleri, kimi zaman da ağır trajik yapıları nedeniyle iyi ellerde sahiden yaşanmış hissi uyandıran bu hikayelerin filme alındığı birçok örneğin en mühim kozu doğallıkları. Bir TV ekibinin yıllar önce küçük bir Romen kasabasında yaşananlar hakkında oranın yetkilisi olan Başkan Gogonea’dan dinlediği hikaye ile 1953 yılına dönen Nunta Muta, bu yüzden % 90’ı flasback bir film. Ama gerek filmin şimdiki zamanında TV ekibinin Gogonea ile minibüste, gerekse geçmiş zamanda kasaba halkının birbirleriyle market/kahvede yaptıkları samimi, komik, eleştirel atışmalarının ortak dalga boyu, Romanya tarihinin o yıllardan günümüze hemen hemen hep aynı meseleleri tartıştığı (ki bu durum biz de dahil birçok ülkenin başındadır) gerçeğini ortaya koyar nitelikte.

Hem komünizm, hem de kapitalizmin halkı ezen ironik benzerliği üzerine özellikle dünya savaşlarını ve savaş sonrasını fonuna alan pek çok film izledik. Komik ve eğlenceli Nunta Muta’nın komünizm ile derdi olduğu çok açık biçimde görülüyor. Bu tavır, sertliğe ve duygu sömürülerine fırsat tanımayan, bazen rejimi karikatürize eden, bazen ise kara mizahın düşündürücü etkisini öne çıkaran bir biçimde filme yediriliyor. Savaşın yıkıcı etkilerini saf ve temiz halkın ensesinde hissettirmesine rağmen, onların kendi özlerinden harika doğallıklar çıkaran, bir şekilde hayatına devam etmek durumunda olan insanların son derece samimi rutinlerini, geleneklerini de bu doğallığa ekleyen filmlerden biri olarak Nunta Muta, Radu Mihaileanu filmi Train de Vie’ye bu yönlerden çok yakın. O yüzden Train de Vie’yi seven Nunta Muta’yı da sever durumundan söz edilebilir. Her ikisinde de savaş karşıtı duruş son derece naif unsurlar üzerine kurulu bir hayatta kalma (tren yolculuğu) veya hayatın getirdiği bir gelenek (düğün) bünyesinde şekilleniyor. Yalanlar ve düzmeceler bile anlam kazanıyor. İşte Nunta Muta’da da bu anlam saklı. Sırf o uzun ve tebessümden hüzüne, kahkahadan drama gidip gelen düğün yemeği sekansının olağanüstülüğü için bile seyredilmesi gereken, ama tümüyle sessizliğin çığlığı olabilen bir film.

 

Osman Danacı

odanac@gmail.com

 

PAYLAŞ
Önceki makaleUniq Açıkhava Film Festivali Başlıyor
Sonraki makaleA Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK