Patti Cake$

Patti Cake$

247
0
PAYLAŞ

İki müzik videosu ve iki kısa filmin ardından yazıp yönettiği ilk uzun metrajı Patti Cake$ ile Sundance ve Cannes’da ilgi toplayan New Jersey doğumlu Geremy Jasper, kendi memleketinden bir hayatta kalma mücadelesi anlatıyor. Tabii bu mücadele, hayatın sosyal, ailevi ve ekonomik zorlukları karşısında birey olma ve dipten yüzeye çıkma mücadelesi. Hasta ninesi ve yaşına rağmen ele avuca sığmayan annesiyle birlikte yaşadığı evi ile, çalıştığı küçük bar arasında geçirdiği sıkıcı hayatını rap müzik ile anlamlandırmaya çalışan 23 yaşındaki Patricia’nın hikayesi. Eczanede çalışan en yakın arkadaşı Jheri ile iş çıkışı söz yazıp rap yapan Patti’nin en büyük hayali, rüyalarına da giren ünlü rapper O-Z ile çalışmak, onunla düet yapmak. Patti gerçekten çok iyi sözler yazıp onları profesyonel bir rapçi gibi akıcı biçimde seslendirebiliyor. Ama New Jersey gibi country rock ile, Bruce Springsteen ile büyümüş (hatta bir sahnede onun The Time That Never Was şarkısını da duyuyoruz) Amerikalıların yaşadığı bir şehirde, beyaz bir kadın olarak rap müzik yapması, geçmişinde rock vokalistliği yapmış annesi Barb ile sürtüşmeler yaşamasına yol açıyor.

Patti ve Jhari bir konserde tanıştıkları gizemli müzisyen Basterd’ı da zorla kafalayarak üç kişilik PBNJ’i kuruyorlar. Hatta bir şarkıda Patti’nin ninesinin sesiyle sample yapıyorlar. Ama yırtmanın o kadar kolay olmadığı, sabırla mücadele etmenin gerektiği bu ormanda hem Patricia, hem de Killa P (ya da Patti Cake$) rollerini idare etmek durumunda kalınca, onları çok da iyi idare edemeyince sorunlar baş gösteriyor. İri fiziği ve yaşadığı çevrede hor görülme eğilimi bulunan bir müziğe ilgi duyuyor olması neticesinde “öteki” konumuna itilmesi ile mücadelesi ortaya iyi bir bağımsız karakter / film koyuyor. Geremy Jasper, “rap yapan şişman beyaz kız” düşüncesindeki potansiyel feminist sloganları, kör göze parmak önyargı mesajlarını, duygu sömürülerini ufak sıyrıklarla savuşturuyor. O sıyrıklar da, bağımsız bir ilk film olmanın getirdiği doğal ve aslında lüzumlu acemilikler şeklinde yansıyor. Zira bu olmasa, filmin bazı anlarda sahteleşmesinin önü açılabilirdi. Mesela Patti’nin zorlama bir tesadüfle de olsa O-Z ile karşılaşması ve bu karşılaşmayı rüyalarıyla kıyaslaması gerekliydi.

Dizi ve kısa film geçmişi olan Avustralyalı oyuncu Danielle Macdonald’ın güzelliği ve sempatikliğine güçlü bir oyunculuk eklediği Patti, ayakları üstünde durabilen gerçek bir ana karakter. Çok kısa göründüğü Lady Bird filmindeki Christine’in başka bir Amerika coğrafyasındaki hali. Bu rol için rap söyleme ve aksanlı konuşma çalışan Macdonald’ı başka projelerde de görecek olmak heyecan verici. Filmde ayrıca 1980’de ilk kez Martin Scorsese efsanelerinden Raging Bull ile sinema dünyasına adım atan yılların oyuncusu Cathy Moriarty’yi de Patti’nin anneannesi olarak izliyoruz. Duyduğumuz enfes rap şarkılarının söz ve müziklerini de yazan Geremy Jasper, müzikal sahneleri filmin atmosferinden tamamen koparmadan, video klip özeniyle çekiyor. Jasper, bağımsız film festivallerinin bağrına bastığı, Cannes’ın da içindeki bu acemi cevheri görebildiği ilk filmiyle, tüm olumsuzluklara rağmen umudun yitirilmemesi gerektiği fikrinin arkasında durarak, bireyin kendini her koşulda sevmesi ve güvenmesinin öneminin altını çizerek iyi bir başlangıç yapıyor.

 

Osman Danacı

odanac@gmail.com

 

 

PAYLAŞ
Önceki makale50. SİYAD Ödül Töreni
Sonraki makale37. İstanbul Film Festivali Önerileri
İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Sinema, müzik ve edebiyat, ilgi alanı olmaktan öteye geçmiş, yaşam biçimi olmuş. Geçmişinde radyo programı, bir gazetenin Pazar ekinde albüm eleştirmenliği ve amatör fotoğrafçılık yapmışlığı var. Öğrenciyken Shakespeare, Wordsworth, Austen, Hardy, Lawrence okumanın, Virginia Woolf üzerine bitirme tezi vermenin, önüne gelen her albümü dinlemenin, özellikle 80'leri ve 90'ları türlü komikliği ve dramatikliğiyle yaşamanın sonucu doğan yazma ihtiyacını sinema ve müziğin bünyesinde anlamlandırmaya çalışıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK