Ulusal Yarışma Devam Ediyor

Ulusal Yarışma Devam Ediyor

412
0
PAYLAŞ

Geçtiğimiz yıl Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ulusal yarışma kategorisinin iptal edilmesinin ardından bir araya gelen bir grup sinemacının düzenlediği Ulusal Yarışma bu yıl da devam ediyor. Ulusal Yarışma, geçtiğimiz yıl sinemanın geleceğine dair duyulan endişe ve pek çok sinemacı ile sinema kuruluşunun tepkisinin verdiği umutla, aşkla, cesaretle, dayanışmayla, neşeyle yola çıkmış ve bir gün mutlaka Antalya’ya ulusal yarışmanın geri döneceği düşüncesiyle etkinlikler düzenlemişti. 54. Ulusal Yarışma’ya Hülya Uçansu, Kadir İnanır, Tayfun Pirselimoğlu, Nihal Yalçın gibi sektörün öncü isimleri jüri üyesi olarak katıldı. Yönetmen Kaan Müjdeci ve bir grup sinemacının düzenlediği etkinlikte Hazar Ergüçlü’nün başrolünde oynadığı Kar, Onur Saylak imzalı Ahmet Mümtaz Taylan’lı Daha ve Onur Ünlü’den Put Şeylere yapımları jürinin değerlendirdiği filmler arasındaydı.

55.Ulusal Yarışma, 2. Antalya Festivali’nden ilhamla bu yılın sloganını belirliyor. En İyi Senaryo ve En İyi Üçüncü Film ödüllü Karanlıkta Uyananlar filminin unutulmayan repliği etkinliğin slogan cümlesi: Neyiniz var kaybedecek?

55.Ulusal Yarışma manifestosu şöyle diyor:“Neyimiz var kaybedecek? Ulusal Yarışma’nın iptaliyle birlikte, kaybedeceğimiz bir tarihimiz var. Tarihimizin, özellikle de Ulusal Yarışma tarihinin kazananlar ve katılanlardan, başkanlar ve müdürlerden, söylenenler ve söylenmeyenlerden fazlası olduğunu biliyoruz. Bizden çalınmaya çalışılan bu tarihin, varlığından haberdar bile olmadığımız mücadelelerle şekillendiğini görüyoruz. Hep sahip olduğumuzu düşündüğümüz şeylerin bile dayanışmayla kazanıldığını; sonsuza kadar sahip olacağımızı düşündüğümüz şeylerin bile bir anda elimizden alınabildiğini biliyoruz. Ulusal Yarışma’nın iptaliyle birlikte köksüzleşecek, yolunu kaybedecek bir sinemamız var. İzleyicisini kaybedecek filmlerimiz, susturulacak sinemacılarımız, coşkusunu kaybedecek sinemaseverlerimiz var. Zamanla ve emekle, üreterek ve deneyerek, başararak ve çuvallayarak oluşturduğumuz bir sesimiz, üslubumuz var. Bizi umutsuzluğa da sürüklese, bize güç de verse bu tarihe sahip çıkma sorumluluğunu duyuyoruz.”

Ön jüri 54. Ulusal Yarışma filmlerinin ekiplerinden oluşuyor

Bu yıl yeni bir ön jüri sistemi oluşturarak, 54. Ulusal Yarışma film ekiplerinden bu yılın seçkisini oluşturmak için film önerisi istendi. Bundan sonraki senelerde de, o yıla kadar Ulusal Yarışma’ya katılmış tüm filmlerin ekipleri ön jüri görevini üstlenecek. Bu sayede her sene büyüyen bir ön jüri oluşturmayı ve yeni kuşak sinemacıları birbirleriyle bağlantı halinde tutmak amaçlanıyor.

Ulusal Yarışma’da hangi filmler olacak?

55.Ulusal Yarışma seçkisi, 2017 Kasım ayından Ekim 2018’e kadar, vizyona girmiş, festivallerde gösterilmiş ya da henüz izleyiciyle buluşmamış yapımlardan oluşacak. Bu seçkide belgesel ya da kurmacaya dalında sadece uzun metraj filmler yer alacak. Her ön jüri üyesi en fazla üç film önerebilecek ve öneriler gizli kalacak. Başvuru sistemi de geçen yıl olduğu gibi devam ediyor. 2017 Kasım ayından itibaren tamamlanmış tüm filmler web sitesi üzerinden Ulusal Yarışma’ya başvurabilir.

Film gösterimleri, paneller ve ödül töreni

Etkinlik geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye sinemasının en yeni örneklerini seyirciyle buluşturacak. Film gösterimlerinin yanında gündemdeki sinemamızın sorunları konuşulacak, birlikte çözüm önerileri aranacak. Gelenek bozulmayacak ve bu yıl da Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği, Yıldırım Önal Anı Ödülü’nü Ulusal Yarışma’da takdim edecek. Sinema Yazarları Derneği jürisi Siyad En İyi Film Ödülü verecek. Jüri üyelerinin verdikleri puanlarla belirlenen ödüller 4 Ekim akşamı Cahide Müzikhol’de sahiplerini bulacak.

PAYLAŞ
Önceki makaleIsle of Dogs
Sonraki makaleRams
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK