Melissokomos, O

Melissokomos, O

418
0
PAYLAŞ

Talan edilmiş bir masa, üzerindeki bir demet çiçekle fotoğraf tadında ekranda belirdikten sonra, Spiros (Marcello Mastroianni) arıların yaşam çemberini anlatıyor öncelikle. Kovandan çıkan kraliçe arıyı ve diğerlerinin onu korumak adına içerideki yaşamlarını… Spiros’un kızı bunların ardına hüzünlü bir düğünde evlenip evden gidiyor, arıcı Spiros da hayatındaki tüm değerleri bırakıp kendi içsel yolculuğuna çıkıyor. Toplumdan tamamen soyutlanmış, yalnızlığın doruğundayken hayatına giren otostopçu kız ile birlikte Spiros’un yolculuğu boyut değiştiriyor. Kızla yaşadığı gelgitlerle dolu ilişki ilerledikçe, baştaki düğün sahnesinin, arıların öyküsünün, Spiros’un yer yer ettiği kitap gibi sözlerin anlamı daha billurlaşıyor. Spiros, Angelopoulos’un durağan ve simgesel anlatımıyla oldukça derinleşiyor. Her ne kadar bu yaşlı köylünün yolculuğuna değinilse de, genç kızın adam bakışı, onu kafasında tanrısal bir noktaya oturtuşu da pek çok ince işlenmiş sahnede kendini belli ediyor. Hayatının en durağan anında “ihtiras”ların tek belirleyici olduğu bir yaşama geçiş yapan Spiros, bazen kaçıyor kimi zaman kovalıyor bu ihtiraslarını. Son kertede, film boyu izleyicinin hazırlandığı final çarpıcı bir dille anlatılıyor, ekranı arılar kaplıyor…

Yiğitalp Ertem
yalpertem@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleA Mighty Heart
Sonraki makaleYaşamın Kıyısında
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK