Of Snails and Men

Of Snails and Men

439
0
PAYLAŞ


Salyangozlar ve İnsanlar, Çavuşesku’nun ölümünden kısa süre sonra kapitalizmin ülkeye girişini ve Romanya’nın hızla dünyaya entegre olma çabasını anlatan küçük ama yerinde tespitleriyle zekice bir politik taşlama. Romen sinemasında örneklerini sıkça gördüğümüz küçük ölçekli sıradan insan hikâyelerinin bir yenisi bir anlamda.

Devlet mülkiyetindeki bir araba fabrikasının iflas etmesi sonucunda özelleştirilerek Fransızlara satılmasını konu alan filmde, işçilerin kapitalizmle ve onun sömürü düzeniyle tanışması anlatılıyor. Komünizm sonrası Avrupa’da işçilerin de fabrikalar gibi alınıp satıldığı ve değersiz bir metaymış gibi kenara atıldığı, serbest ekonominin çarklarının ulus devletlerin yetki alanının dışına taştığı ve her şeyin kâr elde etme esasına göre belirlendiği yeni dünya düzeninde kendilerine yer olmadığını fark eden bir grup işçinin dayanışma mücadelesinin arkasında esasında Avrupa’nın da dönüşüm hikâyesi var. Bugün her ne kadar Avrupa’daki kapitalizmin Amerika’daki kadar sert olmadığı konuşulsa da, Avrupa’nın son yıllardaki dönüşümü ve pazar ekonomisinin bütün kıtada işçileri ezip geçerek yerleşmesini film Balkan ruhuna özgü mizahıyla ortaya koyuyor. Hem genel seyirciye hitap eden hem de konvansiyonel sinemanın anlatım şeklini benimsemesine rağmen güçlü bir politik damarı da olan bu küçük Romen yapımını herkese öneririm.
Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com


PAYLAŞ
Önceki makaleCosta Gavras’a Onur Ödülü
Sonraki makaleWristcutters: A Love Story
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK