İstanbul Modern’de Balkanmanya

İstanbul Modern’de Balkanmanya

443
0
PAYLAŞ

the-lobsterİstanbul Modern Sinema, Türk Tuborg A. Ş.’nin katkılarıyla Balkan sinemasından en yeni örnekleri bir araya getiriyor. Son yılların festivallerinde sevilen, ödüller alan, ülkelerinde tartışılan hit filmleri “Balkanmanya” adlı programla izleyiciye sunuluyor.

Ödüllü filmler Balkanmanya’da

Seçkinin filmleri arasında iyi bir yıl geçiren Romen sineması öne çıkıyor: Romen Yeni Dalgası’nın önemli yönetmenlerinden Cristi Puiu’nun bu yıl Altın Palmiye için yarışan ve zekice yazılıp kurgulanmış yoğun bir aile portresi olan Sieranevada var. Diğer Romen filmi Bogdan Mirica’nın yine Cannes’da FIPRESCI ödülü alan ilk uzun metrajı Köpekler (Caini). Kara film ile modern western etkileri taşıyan film yolsuzluk, çürümüşlük gibi konulara eğilerek günümüz Romanyası’nı eleştiriyor. Son yıllarda yükselen Yunan Yeni Dalgası’nın muzip temsilcilerinden Athina Rachel Tsangari ise Ege Denizi’nin ortasında, lüks bir yatta erkekliklerini yarıştıran altı erkeğin yarı müstehzi, yarı aptal hallerini gösteren yeni filmi Şövalye (Chevalier) ile programda. İkinci Yunan filmi, Yorgos Lanthimos’un: Hollywood’da yönettiği ilk İngilizce film olan The Lobster distopik bir dünyada çift olmak üzerine akıl yoran serinkanlı bir deney filmi.

Balkanmanya’nın öne çıkan bir diğer filmi Saraybosna’da Ölüm (Death in Sarajevo), Birinci Dünya Savaşı’nı başlatan suikastın 100. yılında Hotel Europe üzerinden Yahudi Soykırımı’ndan, Bosna katliamına Bosna-Hersek’i yüzyıldır felç bırakan tarihinin özetini geçiyor. Makedonya’dan ise geçtiğimiz yıl Oscar yarışında “En İyi Yabancı Film” dalında aday olan Honey Night var. Ülkenin bağımsız cumhuriyet olarak var olmaya çalıştığı 1990’ların başında geçen kara komedi tarzındaki filmde yönetmen Ivo Trajkov “evlilik politik bir gerilim filmidir” diyerek bir başbakan yardımcısı ile karısının birlikte geçirdiği paranoyak, absürt bir geceye odaklanıyor.

 

PAYLAŞ
Önceki makaleKen Loach Söyleşisi
Sonraki makaleMaren Ade Röportajı
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK