Le Serpent

Le Serpent

1133
0
PAYLAŞ

le-serpent

Fuhuş tuzağıyla şantaj yaparak zenginlerden para sızdıran Plender‘ın son hedefi, iki çocuklu ve eşinden boşanmak üzere olan moda fotoğrafçısı Vincent‘dır. Aslında ikisi arasındaki meselenin şantajdan öte farklı bir boyutu olduğu anlaşılır. Tertemiz bir prodüksyon, cıva gibi bir polisiye/macera.. Ama son zamanlarda Fransız sinemasının gişe yapımlarında sıkça görüldüğü üzere, tipik bir Hollywood öykünmesi aynı zamanda. Roman uyarlamasıymış kendisi, fakat romanda da bildik gerilim unsurları (aniden omuzda bitivermeler, kıvrak saklanışlar, tam vaktinde müdahaleler vs.) benzerini çokça gördüğümüz biçimde mi anlatılmıştır acaba? Birçok filmi anımsatabilir. İlk aklıma geleni kıyıdan köşeden Derailed oldu mesela. Onu seven, bunu kesin sever. Bahsettiğimiz, türün kurdu olmuş izleyici kesiminin dağarcığına yeni birşey katmayacaktır. Fakat özellikle onlara iyi vakit geçirteceği kesindir. Canınız, başını sonunu tahmin edebileceğiniz halde sürükleyen bir macera çekerse yumulun derim. Ama papazların da fazla pilav yüzünden hazımsızlık çekebileceğini unutmayalım.

Osman Danacıoğlu
odanac@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleClean
Sonraki makaleUtopia
Avatar
İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Sinema, müzik ve edebiyat, ilgi alanı olmaktan öteye geçmiş, yaşam biçimi olmuş. Geçmişinde radyo programı, bir gazetenin Pazar ekinde albüm eleştirmenliği ve amatör fotoğrafçılık yapmışlığı var. Öğrenciyken Shakespeare, Wordsworth, Austen, Hardy, Lawrence okumanın, Virginia Woolf üzerine bitirme tezi vermenin, önüne gelen her albümü dinlemenin, özellikle 80'leri ve 90'ları türlü komikliği ve dramatikliğiyle yaşamanın sonucu doğan yazma ihtiyacını sinema ve müziğin bünyesinde anlamlandırmaya çalışıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK