Outlaw

Outlaw

869
0
PAYLAŞ

outlaw

Londra’nın farklı yerlerinde, farklı şekillerde irili ufaklı kötülük gören bir grup insan, Irak’ta görev yaptıktan sonra sendromlu şekilde geri dönen Gene (Sean Bean) liderliğinde gördükleri haksızlıklara cevap vermek için biraraya gelir ve kötülere kendi adalet anlayışlarıyla cevap vermek isterler. Fikir olarak oldukça manidar. Üstelik filmin bir yerinde Gene‘in grup elemanlarını motive etmek için sarfettiği sözlerle daha da makul.. Gönül rahatlığıyla Trainspotting, The Acid House ve hatta Guy Ritchie ekolüne kıyısından köşesinden dahil edebileceğim The Football Factory‘nin yönetmeni Nick Love‘ın 2007 model filmi izlemeden önce heyecan vericiydi. Ama belli bir hedefi olmasına rağmen, belli bir planı olmadığı için sık sık hata veren film, bu ekole ayıp ettiği gibi, oldu bittiye getirdiği uyduruk finali ile The Departed şoku (!) mu yaratmak istedi bilinmez, pek bir saçmalamış göründü gözüme. Böylece Gene‘in o makul söylevleri de gevelemeden öte gitmemiş oldu. Stilize bir aksiyon olmak isterken, avucunu yalamış bir film gibi gözükmesi de bundan bana göre. Eğer vaktiniz varsa The Football Factory‘yi izleyin daha iyi..

Osman Danacıoğlu
odanac@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleLadies in Lavender
Sonraki makaleSleuth
Avatar
İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Sinema, müzik ve edebiyat, ilgi alanı olmaktan öteye geçmiş, yaşam biçimi olmuş. Geçmişinde radyo programı, bir gazetenin Pazar ekinde albüm eleştirmenliği ve amatör fotoğrafçılık yapmışlığı var. Öğrenciyken Shakespeare, Wordsworth, Austen, Hardy, Lawrence okumanın, Virginia Woolf üzerine bitirme tezi vermenin, önüne gelen her albümü dinlemenin, özellikle 80'leri ve 90'ları türlü komikliği ve dramatikliğiyle yaşamanın sonucu doğan yazma ihtiyacını sinema ve müziğin bünyesinde anlamlandırmaya çalışıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK