Nuovomondo

Nuovomondo

375
0
PAYLAŞ

Nuovomondo

Respiro’nun İtalyan yönetmeni Emanuele Crialese’nin son filmi Nuovomondo; İtalya’dan Amerika’ya göç eden bir ailenin yolculuğunu anlatıyor. Bizleri, Amerika’nın düşler ülkesi motifiyle parladığı, yeni bir dünya olarak anıldığı günlere götüren yönetmen, hikayesinde gerçeküstü öğelerden de yararlanmayı ihmal etmemiş. Yeni dünyanın kapısının herkese açık olmadığını, seçme/eleme usulünün insan dışılığını ve göçmenlerin yaşadığı dramı eski belgelere dayanarak anlatan Crialese; zaman zaman eski dünyadan yeni dünyaya yapılan yolculuğu karakterlerin içsel yolculuklarına da dönüştürerek ilginç bir atmosfer yakalıyor. Özellikle final sekansındaki sütten bir denizde karakterlerin yüzüşleri ve bunun panaromik bir açıdan aktarılması çok güzel bir kompozisyon oluşturmuş. Koca denizde onlar sadece birer siyah noktacıktan ibaret. Bir görülüyorlar bir kayboluyorlar. Ne değerliler ne değersizler. Amerikan vatandaşı da değiller gözden çıkarılacak sıradan işçiler de değiller. Göçmenlerin içine düştüğü ikircikli durumları çok iyi yansıtan ve yeni dünyanın göçmen alma politikasını yerden yere vuran Nuovomondo; temposuz bir yolculuk hikayesi olmasına rağmen, şaşırtıcı sahneleri de içinde barındıran iyi bir film.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleL’enfant
Sonraki makaleC’est Tout Ensemble
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun. SİYAD üyesi. 2008 yılından beri Avrupa Sineması, Altyazı Sinema Dergisi, Hayal Perdesi Sinema Dergisi, Gölge, Kafa Ayarı, Modern Zamanlar Sinema Dergisi, Sinema Defteri gibi site ve dergilerde sinema eleştirileri yazıyor. Küre Yayınları'ndan çıkan yönetmen sineması serisinde Zeki Demirkubuz, Semih Kaplanoğlu ve Derviş Zaim kitaplarında yazıları yayınlandı. Giovanni Scognamillo'nun Gözüyle Yeşilçam kitabının editörlüğünü yaptı. 2010 yılından beri Hayal Perdesi Web Sitesi'nin editörlüğünü üstleniyor. 2012'den beri de Sinematek Derneği'nde Film Analizi ve Film Eleştirisi derslerinde eğitmenlik yapıyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK