Ossessione

Ossessione

574
1
PAYLAŞ


“Ossessione”nin hikâyesi daha sonra 1946 ve 1981 yıllarında iki defa daha sinemaya uyarlanacak olan The Postman Always Rings Twice romanına paralel bir şekilde ilerler. Yakışıklı serseri Gino Costa’nın yolu bir gün yaşlı ve çirkin Bragana’nın genç ve güzel karısı Giovanna ile birlikte işlettikleri kafelerine düşer. Beş parasız Gino yediği yemeğin borcunu ufak tefek tamir işleri yaparak öder. Tamirat işlerinin uzaması sonucu misafirliği de uzayan Gino’nun Giovanna ile yakınlaşması ölümcül bir planı da beraberinde getirecektir…

“Ossessione” belki de sinema tarihinin en talihsiz filmidir. İki nedenden dolayı: Birincisi, filmin faşizm karşıtı alt metni 1940’lı yıllar İtalya’sında faşist iktidarı kızdıracak ve film gösterime çıkar çıkmaz yasaklanarak tüm negatifleri yakılacaktır (Visconti’nin saklamayı başardığı tek bir kopya hariç). İkincisi, senaryosu James M. Cain’in The Postman Always Rings Twice romanından çalıntı olan film, Cain’in hışmına uğrayarak Amerika’da yıllar boyu gösterilemeyecek, 1943 yapımı filmin Amerika prömiyeri ancak 1976 yılında gerçekleşecektir. Böylece, aslında İtalyan Yeni Gerçekçilik Akımı’nın ilk eseri olarak sinema tarihinde çok daha özel bir yer işgal etmesi gereken film kendi ülkesinde sekiz, Amerika’da otuz üç yıl sonra gün yüzüne çıkabildiği için, sahip olması gereken ünvan kaynaklarda genellikle Roberto Rossellini’nin “Roma, Città Aperta”sı ile birlikte telaffuz edilmektedir.

Latif Güven
bob.leflambeur@mynet.com

PAYLAŞ
Önceki makaleLuchino Visconti
Sonraki makaleLa Terra Trema

Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

1 YORUM

  1. filmi dün akşam izledim. sabah uyanır uyanmaz filmle ilgili kısa bir araştırma yapayım dedim. açıkcası filmle ilgili bir türkçe kaynak bulmak beni çok memnun etti. güzel yazı için teşekkürler.

BİR CEVAP BIRAK