Scenes From a Marriage

Scenes From a Marriage

334
0
PAYLAŞ


Ingmar Bergman’ın 1973 yapımı “Scenes From A Marriage” filmi, yönetmenin filmografisinde insan davranışlarını bir filozof tadında kurguladığı filmlerinden biri daha olarak öne çıkıyor. Filmde; evliliğinin kusursuz gittiğine inanan kadının, kocasının kendisini aldatmasını, bizzat ondan dinlediğinde, şok geçirmesi üzerine asla ayrılmak istememesi ve daha sonra seviyesiz bir savaşımın içerisine sürüklenmesi konu ediliyor.

Filmde kadın, kocasına sürekli aşık ve dengesiz tavırlar içerisinde. Ingmar Bergman filmde kocasından ayrılmak istemeyen kadının, günlük sıradanlığını bozmaktan korktuğunu ve terkedilme sonrası adaptasyon sorununu ve cesaretsizliğini iyi işliyor.

Ingmar Bergman‘ın kadın karakterinin filmde ruhsal durumu öyle zayıf ki, yaşadığı sıradanlığın içinde kocasına koşulsuz güven duyarak hiçbir şeyi farketmiyor ve bu sıradanlığı gururunu ayaklar altına alsa da bozmak istemiyor. Hayatını hiçbir zaman kendi çizmediği gibi, edilgen bir evlilik sürdürüyor ve değişime de dolayısıyla asla yanaşmıyor. Hayata korkak bir serzenişi var ve kadın günlük sıradanlığın arasında aslında kendi insanlığına da karşı gizli bir içgüdü geliştiriyor.

Yönetmen, erkek karakterin terk etmek için takındığı umursamaz tavırla ahlak anlayışını sorguluyor. Çevreden gelecek tepkiler, karısının üzülmesi, çocukların tüm bunlardan etkilenmesi genç sevgilisiyle yaşacağı zamanları düşündüğünde komik geliyor ve harekete geçtiğindeyse vicdanını boşaltıyor. Ingmar Bergman, erkeğin bu düşüncesiyle insanoğlunun varoluşsal toplum tepkisi korkusunu çok güzel irdelemiş.

Film neredeyse 2 buçuk saat aralıksız diyaloglu olarak sürüyor . Özellikle, kadın-erkek egosunun sınandığı diyalogların güçlülüğü filme ayrı bir tat katıyor. Ingmar Bergman’ın kadını da erkeği de aslında varoluşsal bir sıkıntı içinde. Hatta bu kendini keşfetme arzusu, ikisini de bazen kusursuz bir bencillik ve cinsellik dürtüsüne yönlendiriyor. Filmde, ilişki boyutu hem ruhsal bir özgürlük kavramı hem de bir kişiye ömür boyu sadık kalma biçiminde çelişkili bir yer buluyor. Yönetmen, bu tavırları göstererek aslında bazı ilişkilerin sadece cinsel dürtüler üzerinden mi yürüdüğü sorusunu soruyor.

Filmin öne çıkan yanı ise, tam bir duygu çeşitliliği içerisinde olması. Yönetmen bu şekilde her duyguyu barındıran, enfes bir kadın erkek panoraması yapmış. Kin, nefret, alçaklık, utanma, sevgi, şefkat, kıskançlık, küçümseme duyguları tamamıyla filmde yerini bulmuş ve ‘‘bir ilişki de bunların hepsi mümkün mü?’’ sorusunu seyirciye sormuş.

Türkçe ismiyle “Bir Evlilikten Sahneler” filminde Ingmar Bergman, modern toplumun kadın erkek ilişkilerinin aslında ilkel toplumlarla karşılaştırıldığında sosyalleşmeyi ortadan kaldırdığınız zaman, sadece cinselliğin devam ettirdiği ilişkiler olarak görüyor ve ‘ruhları boş ve duygusuz insanlar olarak yaşarsınız’ mesajını veriyor. Bu açıdan, film, sinema tarihinde kadın-erkek ilişkisi üzerine samimi ve gerçekçi bir çalışma olarak kesinlikle izlenmesi gereken bir yapıt.

Yiğit KAHRAMAN
yigit-kahraman@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleHundstage
Sonraki makaleAndrea Arnold Röportajı
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK