Ana sayfa 2010'lar 2011 Eldfjall

Eldfjall

889
0


Temizlik görevlisi olarak çalışan Hannes’ın emekli olmasından sonra yaşadıklarını merkezine alan Volkan, mesafeli bir drama olmasına rağmen incelikli bir anlatıma sahip. Çalışma hayatı boyunca evini, eşini ve çocuklarını ihmâl eden aksi bir ihtiyarın ömrünün son zamanlarında yaşadığı dönüşüm, pek çok karmaşık duyguyu da beraberinde getiriyor. Ailesiyle pek bir bağı kalmayan, emekli olduktan sonra iyice yalnızlaşan Hannes’ın intihar girişimi ve ardından yaşadığı tekne kazası tuhaf bir ironi yaratırken; karakterin hayatını yeniden düşünmesine ve bir değişim geçirmesine de imkân tanıyor.

Otuz beş yaşındaki Runar Runarsson ilk uzun metrajlı çalışmasında emekli bir adamın yaşadığı pişmanlıkları, hayal kırıklıklarını ve umutları mesafeli ama iç burkan bir anlatımla beyazperdeye taşırken, ilk uzun metrajlı filmi olmasına karşın son derece olgun ve sakin bir sinema diliyle hikâyesini anlatıyor. Karakterlerin değişimlerini metaforlarla desteklerken, simgesel ve soyut bir anlatıma kaçmayan yönetmen, öte yandan da mesafesini korurken duygu aktarmaya da özen gösteriyor. Bütün bu nitelikleri göz önüne alındığında, Volkan seçkinin en başarılı örneklerinin olması yanında, bizlere gelecekte yakından takip edilmesi gereken bir yönetmeni de müjdeliyor.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

Önceki makaleAbrir Puertas y Ventanas
Sonraki makaleKandidaten
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here