Under Sandet

Under Sandet

358
0
PAYLAŞ

Almanya – Danimarka ortak yapımı Under sandet, II. Dünya Savaşı’nda Almanya’nın yenilgiye uğramasının ardından, Mayıs 1945’te bir grup genç Alman savaş esirinin Danimarkalı yetkililer tarafından ülkeye getirilmesini konu alan bir film. Hepsi lise çağındaki bu esir askerlerin görevleri Danimarka’nın batı sahilindeki yaklaşık iki milyon kara mayınını çıplak elleriyle temizlemektir. Savaş sonrası Almanlara karşı büyük bir nefret içinde olan Üstçavuş Carl Rasmussen’in emrine verilen gençler, hayatları pahasına kendileri gibi Alman askerlerin kurdukları mayınları temizlemek zorunda bırakılırlar. Ülkesi dışında pek tanınmayan (ülkesinde tanınıp tanınmadığını da bilmiyoruz) Martin Zandvliet’in yazıp yönettiği Under sandet (Land Of Mine), konusu, oyunculuk performansları, görüntü yönetimiyle güçlü bir savaş dramı. Filmin başında esir Alman askerlerinin yanından geçen, bir tanesini de fena benzeten Carl Rasmussen’i tanıyoruz. Onun bir grup Alman esirine mayın toplama görevinde liderlik edeceğini öğrendiğimizde filmde  nasıl sahnelerle karşılaşacağımız az çok şekilleniyor.

Film zaten bu konu üzerinde inşa ettiği dram ve gerilim ile 1-0 önde başlıyor. Mayın temizleme eğitimi, Rasmussen’in genç askerlere sert ve mesafeli davranışları, gençlerin mayın yüzünden yaşadıkları ölüm korkusuyla olduğu kadar açlık ve esaret ile imtihanları derli toplu bir anlatımla sunuluyor. Gençleri daha yakından tanımaya başlayınca başta Sebastian olmak üzere Helmut, Ludwig, ikizler Ernst ve Werner ile yakınlık kurmak daha kolaylaşıyor. Rasmussen’in de taş kalpli bir asker olmadığını sindire sindire kabul ettiren film, savaş kavramının çirkinliğinin karşısına insan doğasındaki dostluk, yardımseverlik, gelecek hayalleri, vatan hasreti kavramlarını başarıyla yerleştiriyor. Tabii esir olmanın ezikliğiyle bu gençlerin Hitler’in askerleri olduğu gerçeğini unutmamız bizim için daha kolay. Bu yüzden Rasmussen’i anlayabiliyoruz. Fakat onların da masum eve dönüş hayalleriyle, geçmişteki bazı hatıralarıyla, mayından temizlenmiş bir alanda neşe içinde futbol oynamalarıyla, Rasmussen ve Sebastian arasındaki baba oğul yakınlığına benzer anlarla birer insan olduklarını da anlamamızı istiyor Martin Zandvliet.

Ama kara bulutların arasından süzülen güneş ışıkları misali yaşanan bu kısa mutlu anlar hep tehdit altında. Mayın temizlerken ne zaman vuracağı belli olmayan saniyelik ölüm tehlikesi yanında, üst makamdan Rasmussen’in bu gençlere müsamaha göstermesini istemeyen Teğmen Ebbe’nin göz hapsi de rahatsızlık verici bir unsur. Yaşanan çeşitli trajik anlar, filme etkili kırılma noktaları oluşturuyor ve artık iyice alışıp benimsediğimiz karakterler için (Alman askeri bile olsalar) kaygılanıyoruz. Bir film bu ruh halini sağlayabilmiş ise daha ne ister? Belki sadece finali için biraz aceleye getirilmiş yorumu yapılabilir ki, o da rahatsız edici düzeyde değil. Senaryo ve teknik pozitiflikler bir tarafa, Carl Rasmussen rolüyle Roland Møller, genç oyunculardan özellikle Louis Hofmann ve Joel Basman’ın performansları çok iyi. Under sandet, savaşın 1001 yüzünden, onun binlerce ikileminden sadece biri. Boğazlara bir yumru gibi oturarak bu ikilemin de hakkını vermiş olanlardan.

Osman Danacı

Odanac@gmail.com

 

PAYLAŞ
Önceki makaleKısaKes Film Festivali Başlıyor
Sonraki makaleSofra Sırları Vizyona Giriyor

İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Sinema, müzik ve edebiyat, ilgi alanı olmaktan öteye geçmiş, yaşam biçimi olmuş. Geçmişinde radyo programı, bir gazetenin Pazar ekinde albüm eleştirmenliği ve amatör fotoğrafçılık yapmışlığı var. Öğrenciyken Shakespeare, Wordsworth, Austen, Hardy, Lawrence okumanın, Virginia Woolf üzerine bitirme tezi vermenin, önüne gelen her albümü dinlemenin, özellikle 80’leri ve 90’ları türlü komikliği ve dramatikliğiyle yaşamanın sonucu doğan yazma ihtiyacını sinema ve müziğin bünyesinde anlamlandırmaya çalışıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK