Boğaziçi Film Festivali’nden Sergei Loznitsa’ya Onur Ödülü

Boğaziçi Film Festivali’nden Sergei Loznitsa’ya Onur Ödülü

311
0
PAYLAŞ

Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi işbirliği ile 26 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında 6.sı düzenlenecek Boğaziçi Film Festivali’nin bu yılki Onur Ödülü’nün sahibi Ukraynalı auteur Sergei Loznitsa olacak. Geleneksel tarih anlayışını ters yüz eden bakışı ve seyirciyi rahatsız etmekten çekinmeyen tavizsiz duruşuyla tanınan usta yönetmen, festivale özel bir masterclass verecek. Sergei Loznitsa’nın bu yıl Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünden En İyi Yönetmen Ödülü ile döndüğü “Donbass”, Venedik’te dünya prömiyerini yapan “Process (The Trial)” ve Berlinale’de büyük ilgi gören “Victory Day” adlı son filmleri Türkiye’de ilk kez Boğaziçi Film Festivali’nde sinemaseverlerle buluşacak.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla, TRT’nin kurumsal iş ortaklığı ve Anadolu Ajansı’nın da global iletişim ortaklığıyla düzenlenecek 6. Boğaziçi Film Festivali’nin retrospektif konuğu Ukraynalı auteur Sergei Loznitsa olacak. Bu yıl 26 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek festivalde Onur Ödülü’nün de sahibi olacak yönetmen, geleneksel tarih anlayışını ters yüz eden bakışı ve seyirciyi rahatsız etmekten çekinmeyen tavizsiz duruşuyla tanınıyor ve belgesel sinemanın yaşayan en büyük ustalarından biri sayılıyor.

Son 3 filmi ilk kez Türkiye’de!

Boğaziçi Film Festivali’nin konuğu olarak İstanbul’a gelecek ve bu yılki Retrospektif bölümüne de evsahipliği yapacak Sergei Loznitsa’nın üçü Türkiye prömiyeri olmak üzere dört filmi gösterilecek. Bu yıl Belirli Bir Bakış bölümünden En İyi Yönetmen Ödülü ile dönen, Donbass Savaşı’nı konu alan kara mizah türündeki “Donbass”ın yanı sıra Loznitsa’nın 1930’lar Stalin Rusya’sını bugüne dek yayınlanmamış fotoğraflar ve görüntüler eşliğinde anlatarak gerçekliğin sunumunu ve algılanışını sorgulayan “Process (The Trial)” ve Berlin’de yaşayan eski Sovyet ülkesi vatandaşlarının Kızıl Ordu’nun Nazilere karşı kazandığı Zafer Günü olan 9 Mayıs’taki kutlamaları üzerinden anma ritüellerimizi sorgulayan gözlemci belgeseli “Victory Day”, Türkiye’de ilk kez festival kapsamında gösterilecek. Bölümde ayrıca, Loznitsa’nın geçen yıl Cannes’da Altın Palmiye için yarışan ve rahatsız edici bir Doğu Avrupa portresi çizen filmi “A Gentle Creature / Uysal Bir Ruh” da vizyonda kaçıranlar için, yönetmenin de katılımıyla sinemaseverlerle buluşacak.

1964 yılında Belarus’ta doğan Sergei Loznitsa, 1996’da “Today We Are Going to Build a House” adlı kısa belgeselle başladığı sinema kariyerini, 2000’lerde çektiği “Portret” (2002), “Artel” (2006), “Blokada” (2006) gibi ses getiren belgesellerle sürdürdü. 2010 yılında yönettiği ilk kurmaca uzunu “My Joy” ile Cannes’da Altın Palmiye için yarışan Loznitsa, “In the Fog / Sislerin İçinde” (2012), “Uysal Bir Ruh” (2017) ve “Donbass” (2018) ile Cannes’ın vazgeçilmez yönetmenlerinden birine dönüştü. Kurmacadaki başarısına karşılık belgesel sinema yapmayı da bırakmayan yönetmen, günümüzün en iyi belgeselleri arasında gösterilen “Letter” (2013), “Maidan / Meydan” (2014) ve “Austerlitz” (2016) ile pek çok ödül ve övgü topladı. Sıradan insan hikâyelerini minimal bir dille anlatan ve Romen görüntü yönetmeni Oleg Mutu’nun da desteğini alarak, Doğu Avrupa’nın, özellikle de Sovyet sonrası Rusya’nın bugününe dair karanlık ama güçlü hikâyeler anlatan Loznitsa, günümüz sinemasının en özgün yönetmenlerinden biri sayılıyor.

PAYLAŞ
Önceki makaleModa Sinematek’te Film Analizi Atölyesi Başlıyor
Sonraki makaleMaudie
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK