Fanfan

Fanfan

436
0
PAYLAŞ

Alexandre Jardin’in kendi kitabından uyarladığı Fanfan; aşkın ömrünü, evliliği ve ilişkilerin giderek monotonlaşmasını, tutku dolu bir aşk hikayesi çevresinde anlatan hoş bir romantik masal. Beş yıllık bir ilişkinin ardından evlilik planları yapan Alexandre’ın, Fanfan’la tanışması sonrasında değişen hayatını anlatan film; Alexandre’ın duyguları ve düşünceleri arasında sıkışmasından yola çıkarak aşk ve tutkunun çeşitli hallerini Jeux d’enfants’takine benzer masalsı mizansenlerle ekrana taşıyor. Duygularla düşüncelerin ince bir ip üzerindeki cambazlıkları karakterleri içinden çıkılması güç durumlarda bırakırken, başrollerdeki Vincent Perez ve Sophie Marceau’nun uyumu da filme ayrı bir renk katıyor. Marceau büyüleyici güzelliğinin ve sevimliliğinin dışında, oyunculuğuyla da bütün filmi sırtlıyor. Özellikle tek başına harikalar yarattığı bir dans sahnesi var ki muhteşem!

Yönetmen, sanırım kendi hayatından kesitlerle karakterlerine de çeşitli nüanslar katmış. Çok fazla bahsedilmese de karakterlerin geçmişlerinde birtakım dramatik deneyimler yaşadığını anlayabiliyoruz. Bu deneyimlerin yönetmenin kişisel deneyimlerinden beslendiğini ve Alexandre karakterinin aşka bakışının yönetmenin bakış açısıyla bazı paralellikler gösterdiği aşikar. Karakterler çok derinlikli olarak yansıtılmasa da, daha doğrusu aralarındaki inişli çıkışlı ilişki onların karakterlerinin önüne geçse de çok sahici duruyorlar. Üzerlerinde yaşanmış hatıraların izlerini taşıyorlar. Yine de yönetmen, neyi nasıl vurgulayacağını çok iyi bilerek hiç yolundan sapmıyor. Kendi eserini yorumlanın getirdiği rahatlıkla dümene çok hakim ve rotada sapmaya mahal vermeden gemisini limana yanaştıyor. Fırtınalarla dolu bir ilişkinin çevresinde dolanırken bunu yapmak da hiç kolay değil. Özetle, hoş bir seyirlik arayanlara Fanfan’ı tavsiye ederim. Kız arkadaşla ya da eşle birlikte de izlenebilecek sevimli bir romantik masal.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleFalscher Bekenner
Sonraki makaleFanny and Alexandre
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK