Bulutları Beklerken

Bulutları Beklerken

479
0
PAYLAŞ

bulutları-beklerken

Bulutları Beklerken, küçüklüğünden beri büyük sorumluluklar yüklenmiş, sırlarla ve korkularla yaşamaya mahkum edilmiş Ayşe’nin hayatını anlatıyor. Onun hayatı aslında 1916 yılında Rumların göçe zorlandığı tarihe kadar gidiyor. Zoraki göç sonrası gerçek kimliğini bastıran ve unutmaya çalışan Ayşe, 1975 yılında kardeşinin ölümü ve onun eski fotoğraflarını bulmasından sonra bastırdığı geçmişiyle, korkularıyla ve sırlarıyla yeniden yüzleşmek durumunda kalıyor. Ayşe, Eleni olduğunu hatırlarken, onunla birlikte izleyicilerde Eleni’nin geçmişindeki karanlık döneme ve kardeşi Niko’yu arayışına tanıklık ediyor. Karadeniz’in doğal güzellikleri ve gelenekleri belgeselci bir üslupla ekrana yansırken, diğer taraftan da Ayşe’nin hazinli hikayesi izleyiciye veriliyor. Yeşim Ustaoğlu, hikayesini ‘Tamama’ isimli kitaptan esinlenerek yazsa da, bu hikayeyi simgesel ve belgeselci bir anlatımla birleştirerek hem etkileyici hem de dokunaklı bir film kotarmayı başarıyor.


Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleTapas
Sonraki makaleBerlin is in Germany
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK