Il Caimano

Il Caimano

334
0
PAYLAŞ

il-caimano

Nanni Moretti son filminde bir bağımsız film yönetmenin hayatını ekrana getirerek, hem İtalya’nın film endüstrisine hem de İtalya’nın son yıllardaki değişen gerçeklerine kamerasını uzatıyordu. Film içinde film gösteren bölümleriyle, Berlusconi’yi eleştirirken, diğer taraftan da bu eleştirelliğin İtalya’da nelere mal olduğunu gözler önüne seriyordu. Film içindeki yönetmenin özel hayatındaki sorunlara da filminde geniş yer veren Moretti, böylece filmini salt bir eleştirellikten kurtararak, insan ilişkilerini de içine alan bir dramaya dönüştürmeye çalışıyordu. Fakat filmin orta yerinden sonra, filmin dengeli yapısı yerini melodrama bırakarak filmin yönünü de kaybetmesine neden oluyordu. Bunu yönetmende anlamış olacak ki son on dakikalık bölümde, sadece Berlusconi’nin hayali yargılanma sürecini ekrana taşıyarak filmini dengelemeye çalışıyordu. Neticede Il Caimano çok daha iyi bir film olabilecekken sıradan bir film olmaktan kurtulamamış. Nanni Moretti’nin kendi has mizansenlerini ve durum komedilerinden örneklerini görmek mümkünse de, Timsah yönünü tam çizemeyen bir film görünümünde. Yönetmen filmini, “aşk hakkında bir film, sinemaya bir övgü ve aynı zamanda politik bir film.” şeklinde yorumlamış, keşke bu çeşitliliği güzel bir kurguyla da birleştirmesini becerebilseydi. Filmin sonlarına doğru Berlusconi’yi canlandıran karakterinde bizzat yönetmen Nanni Moretti’nin kendisi olduğunu hatırlatmakta fayda var.


Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleOdgrobadogroba
Sonraki makaleİki Süper Film Birden
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK