La Mome

La Mome

987
0
PAYLAŞ

la-mome

La Mome çekilmeye başlandığı andan itibaren bende merak uyandırmıştı. Uzun süre filmi görmeyi bekledim. Festivallerde gösterildi, izleyenleri ikiye ayırdı. Hakkında bir yığın olumsuz eleştiri yapıldı. Eleştirenler kadar, beğenenler de çıktı. Sonuçta uzun ve kaygılı bir bekleyiş sürecinden sonra La Mome’yi izleyebildim. Netice itibariyle film, benimde beklentilerimi karşılamadı. La Mome, Edit Piaf’ı şarkıları üzerinden anlatmaya çalışan, ama bunu yaparken fena halde yalpalayan, başarısız bir yapım. Fakat, beklemene değdi mi derseniz, kesinlikle değdi. Bunu da itiraf etmeliyim.

Öncelikle filmin zayıf yönlerinden bahsedeyim. Bir kere geri dönüşler ve ileriye atlamalar çok özensiz hazırlanmış ve her şey aniden oluyor. Edith Piaf’ın çocukluğunun en kötü anından, gelecekteki mutlu dönemlerine geçiyoruz. Siyahla beyazı arka arkaya vermek çok ters bir etki yaratıyor. Sonuçta bunları vermek için uyumlu bir zemin yaratmak gerekir. Filmin en büyük eksisi, bana kalırsa yapılan bu tercih ve bazı sahnelerde kendini belli eden özentisiz ve başarısız yönetimi. Ortada oyunculuk anlamında kendini paralayan ve genç yaşına rağmen, muhtemelen ömrü boyunca bu rolüyle unutulmayacak olan bir Marion Cotillard var ki; bu beceriksiz yönetmene karşın, Edith Piaf’ı ete kemiğe büründürüyor. O da olmasa, inanılmaz şarkılara rağmen hiç çekilmezdi. Eğer Edith Piaf’ı hiç bilmeyen biriyseniz ve bütünlüklü bir Edith Piaf portresi görmek istiyorsanız, baştan söylemeliyim fena halde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ama diğer yanda, benim gibi Piaf’ı biraz biliyor ve onun şarkılarını çok seviyorsanız da her şeye karşın filmin içine girebilirsiniz. Şahsen ben bir Edith Piaf konserini, bu filme tercih ederdim. En azından bir sahneden sonra pat diye yapılan geri dönüşlerden, küt diye yapılan ileri atlayışlardan kanser olmazdım. Hele filmin sonlarına doğru yılan hikayesine dönen Olympia konserinde resmen sinirden köpürdüm. Yönetmen Olivier Dahan sinemadan önce ressamlık ve video klip yönetmenliği de yapmış. Söyleyeceğim o ki; o bile Edith Piaf’ın büyüleyici sesini ve olağandışı hayat öyküsünü baltalayamamış. Mümkünse bundan sonra başka bir hayat hikayesine el atmasın zaten, video kliplerle yoluna devam etsin. İşin teknik kısmını halletmek, renk paletiyle etkileyici bir görsellik yakalamak ve başrol oyuncusundan olağanüstü bir performans yakalamak bir film yapmak için yeterli olmuyor. Finaldeki Edith Piaf’ın şarkısı ve Cotillard’ın bu şarkıdaki fiziksel performansı bile, filmin genelinden daha başarılı. Evet, Edith Piaf şarkılarına siz de aşıksanız benim kadar, kaçırmayın bu deneyimi de… Ama yok, Edith Piaf’ı tanımam etmem, kimdir nedir bilmem diyorsanız da, fazlaca bir şey bulamazsınız. İçinde Edith Piaf olmayan, Piaf şarkılarıyla dolu bir film La Mome.

 

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makalePalimpsest
Sonraki makaleTickets
Avatar
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK