Palimpsest

Palimpsest

576
0
PAYLAŞ

Palimpsest

Son dönemde revaçta olan Lynchvari filmlerden biri Palimpsest. Symetria gibi harika bir filmin ardından Konrad Niewolski, görsel olarak yine başarılı bir yönetim göstermiş. Hikayesini son bölüme kadar açık vermeden, merak uyandıran bir anlatımla sunan yönetmenin, filmini basit bir sonla bağlaması ise oldukça üzücü. Gerçi daha önce buna benzer örnekler izlemiştim, hayal kırıklığı yaşamamam gerekirdi. Fakat hayal kırıklığı yaşamamın sebebi; Niewolski’nin Symetria’daki başarısı oldu sanırım. O kadar güzel yaratılan atmosfer basit bir teşhisle bile sonlanmamış, ötesine de geçilerek daha da sulandırılmış. İlk bir saatlik kısmında gayet güzel bir film hüviyetinde olan Palimpsest, ne yazık ki son yarım saatinde izleyinin ezberini bozacak bir hamle yapamıyor. Bunun yerine geri hamlelerle ilk bir saatlik zaman diliminde sağlamış olduğu krediyi de tüketiyor. Biraz daha üstünde kafa yorulsaymış çok daha iyisi olabilirmiş.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleA Ay
Sonraki makaleLa Mome
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK