Killing Fields

Killing Fields

362
0
PAYLAŞ

Büyük insanlık dramlarında biri olan; Kamboçya nüfusunun neredeyse yarısının sadece eğitimli, okumuş veya gözlüklü olduğu için katledildiği; şehirlerin, okulların, hastanelerin yerle bir edildiği 1975-79 arası Pol Pot önderliğindeki Kızıl Khmerler rejimi sırasında geçmekte olan hikâye; Amerikalı ve Kamboçyalı iki gazetecinin yaşadıkları dram ve zorluklar çerçevesinde arka planda değil tam da gözümüzün önünde bu vahşeti hatırlatıyor ve insanlığımızı sorguluyor.

İlk bölümü ağır bir tempoda bizi olacaklara hazırlarken, uluslararası haber ajanslarının muhabirlerinin haber peşinde koşarken haber olmaları ile bize de o ortamı ve zamanı başarılı bir şekilde aktarıyor. Filmin ortalarında ayrılmak zorunda kalan Amerikalı Sydney ve Kamboçyalı Pran hayatlarına devam etmek, hayatlarını devam ettirmek zorunda kalıyorlar. Gerçek bir hikâyeden uyarlanan filmin ikinci yarısında, hem Amerika’daki Sydney’in yaşadığı ruhsal ve psikolojik baskıyı hem de Kamboçya’da hayatta kalmaya çalışan Pran’ın yaşadığı fiziksel ve ruhsal çöküşü iliklerimize kadar hissederek izliyoruz. Asgari diyalogla, duyguları ve zamanın psikolojisini mükemmel biçimde işleyerek bize aktaran film, izleyiciyi derinden etkilemeyi başarıyor. Finalde çalan “Imagine” eşliğinde karmakarışık duygular içerisinde olduğumuz yere mıhlanıyoruz.

Oğuz Halavurta

PAYLAŞ
Önceki makaleFarewell Falkenberg
Sonraki makaleSexmission
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK