Tess

Tess

498
0
PAYLAŞ


Thomas Hardy’nin 1891 senesinde yayımlanan, içerdiği cinsel unsurlardan ötürü bazı din adamlarınca yakılan, İngiliz edebiyatının mihenk taşlarından olan trajedi klasiği “Tess of the d’Urbervilles” romanının film uyarlamalarıyla geçirdim akşamdan geceye kadar olan zaman dilimini.

Roman Polanski’nin kamerasından çıkmış ve üç Oscar heykelciğine uzanmış olan Tess (1979)‘e verdim önceliği. Kitapta hakim olan karamsar atmosfer renk kullanımıyla başarılı şekilde aktarılsa da olay örgüsünün -benim görüşüme göre- iyi kurgulanamayışı nedeniyle kimi olayların havada kalması ve kitaptaki bazı önemli detayların filme yansıtılmaması büyük eksiklik doğurmuş. Ian Sharp’ın kitaba biraz daha sadık kalarak çektiği Tess of the D’Urbervilles (1998) ise daha başarılı bir yapım olarak geldi bana. Roman Polanski’nin “Tess (1979)”inden ayrılan en büyük tarafı bu filmdeki “anlatıcı” kullanımı. Böylelikle olaylar arasındaki köprü iyi kurulmuş. Tess’in yaşadıkları daha çarpıcı şekilde ekrana yansıtılmış ki kitabın en büyük özelliklerinden olan trajedi daha ön plana çıkmış.

Filmlerdeki “Tess” karakterleri de farklılık arz ediyor. Nastassja Kinski’nin canlandırdığı Tess’in sahip olduğu kendine özgü egzotik havasına karşın Justine Waddell ayakları yere daha sağlam basan bir karakter sunmuş. Her ikisi de farklı tatlarda oyunculuk sergilemiş.

Taner Yılmaz

PAYLAŞ
Önceki makaleSexmission
Sonraki makaleSzerelem
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK