Cria Cuervos

Cria Cuervos

370
0
PAYLAŞ

cria-cuervos

Film hayalle gerçek arasında gidip gelirken çocukluğun karmaşık duygularını ve bir ulusun küllerinden doğma çabalarını ustaca anlatıyor. Anna, tıpkı ülkesi gibi, hayatında her türlü zorlukla karşılaşmış dokuz yaşında bir kızdır. Annesi, babası tarafından aldatılmış ve ağır bir hastalıktan hayatını kaybetmiştir. Babası, Franco ordusunda görevli ve kadınlara zaafı olan bir generaldir. Çok geçmeden o da metresiyle birlikteyken ölür. Bunun üzerine teyzesi Paulina, kardeşleriyle yapayalnız kalan Ana’nın yanına taşınır. Paulina, hem çocuklara sahip çıkmaya, hem de hayatını devam ettirmeye çalışır. Ne var ki Ana, yalnızlığını diğer iki kız kardeşiyle paylaşsa da, çocukların oyunları, hatta sıkça söyledikleri ‘Neden Gidiyorsun?’ adlı dönemin meşhur şarkısı bile kimsesizliklerini ve yalnızlıklarını yansıtır…

Carlos Saura’nın filmografisindeki en önemli filmlerden Besle Kargayı, Franco rejiminin çöküş dönemindeki İspanya’yı, orta sınıftan bir ailenin öyküsü çevresinde cesur bir dille tasvir eder. Öyküsünü geri dönüşlerle anlatan film, iç savaşa yıllar sonra, o yıllarda küçük bir kız çocuğu olan Ana’nın gözüyle bakar. Tarihsel göndermelerle dolu filmde baba figürü geleneksel değerleri yok sayan Franco rejimini, anne figürü sorunlarla boğuşan İspanya’yı temsil eder. Kız çocuğu ise şiddetin ortasında kalmış ama özgürlüğü elde edecek yeni İspanya’yı temsil etmektedir. Filmin çekildiği konak ve bahçesindeki boş yüzme havuzunun, ulusal belleğin boş haznesini temsil ettiği söylenir. Saura’dan yakın dönem İspanya tarihi üzerine kaçırılmayacak bir başyapıt…

Film adını İspanyol özdeyişi “Cria cuervos y te scaran los ojos / besle kargayı oysun gözünü”den alır. “Cria” kelimesi aynı zamanda vahşi hayvan ya da evlat anlamına gelir. Filmde Ana’nın kime ya da neye benzediği de sorgulanır: Bir evlada mı yoksa vahşi bir hayvana mı benzemektedir? Filmde Ana’nın yetişkin halini, o yıllarda Carlos Saura’nın hayat arkadaşı olan Geraldine Chaplin, küçüklüğünü ise günümüzün sevilen oyuncu ve şarkıcısı Ana Belen oynar.

Yazı, 4. Güz Film Festivali programındaki tanıtım yazısıdır.

PAYLAŞ
Önceki makaleI Fidanzati
Sonraki makaleBank Job, The
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK