Ana sayfa 1930'lar 1939 La Regle du Jeu

La Regle du Jeu

1610
0

La Regle du Jeu

Jean Renoir’in, Andre Bazin’e ithaf ettiği Rules of Games, Renoir’in burjuva sınıfına olan eleştirisini parodileştirdiği ve satirik yolla kadın-erkek ilişkilerini irdelediği, alan derinliğini kullanarak Orson Welles’in Citizen Kane filmine ilham veren ve ileride de başta Fransız Yeni Dalgası olmak üzere pek çok filmin göndermelerde bulunacağı büyük eseridir. Aşkı ve kadın-erkek arasındaki ilişkileri kendine has bir mizah anlayışıyla ve alışılmadık bir dille aktaran Renoir, burjuvazinin gerçeklikten uzak yaşam tarzını, dış dünyadan izole olmuş bir şatoda yaşanılan bir geceyle aktarır. Filmdeki her şey baştan sona satirik bir eleştiri malzemesidir ve bu yüzden film tamamen tersten okumayı gerektirir. İnsanların dünyadan kopuk yaşamları ve kimin eli kimin cebinde olduğu belirsiz ilişkiler yumağı burjuvanın çarpıklığına, av sahneleri hayvanların eğlence için katledildiğine ve finaldeki kaza açıklamasıyla geçiştirilen olay ise, dostluğun ve insan hayatının değerini yitirdiğine işarettir. Çekildiği yıllarda ağır eleştiriler alması ve değerini bulamaması da bundan dolayıdır.

Çağının çok ötesinde ve çok zekici kurgulanmış bir yapım olan Rules of Games’te, Renoir oyunun kurallarını gösterirken, izleyicilere kendisi de bir oyun oynar. Filminin ambalajını farklı alt metnini farklı bir şekilde hazırlar. Ambalajla yetinen çoğunluk oyuna gelirken, ambalajın altını görenler ise oyunun kurallarının farkına varabilenlerdir. Rules of Games, başta anlatım teknikleri açısından Orson Welles olmak üzere, Fransız Yeni Dalgası, Luis Bunuel ve toplumsal eleştiriyi izleyen daha pek çok yönetmene ve filme kaynaklık eder. Sinema tarihinin öncü filmlerinden biri olarak bugün değeri daha da anlaşılan filmin, tersten okunması sonrasında tekrar başa dönülerek girizgahtaki Figaro’nun Düğünü’nden yapılan alıntıya bakılması ise izleyenlere yeni bir kapı aralar. Mozart’ın bu operasında, hizmetkar sınıfı yüceltilerek aristokrat sınıfı eleştirilir. Ya Rules of Games’teki bunca şaşaa ve eğlence neye delalettir dersiniz?


Barış Saydam

bar_saydam@hotmail.com

Önceki makaleLa Bete Humaine
Sonraki makaleIt’s a Free World
1983, İstanbul doğumlu. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Bölümü'nde yaptı. Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011-2014 yılları arasında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğü yaptı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013-2019 yılları arasında Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yaptı. 2018-2020 yılları arasında İstanbul Şehir Üniversitesi'nde ders verdi. 2018-2021 yılları arasında Sinema Yazarları Derneği'nin (SİYAD) genel sekreterliğini üstlendi. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015)- Burçak Evren'le ortak-, Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016), Aytekin Çakmakçı: Güneşe Lamba Yakan Adam (2019), Osmanlı’da Sinematografın Yolculuğu (1895-1923) [2020], Derviş Zaim Sinemasına Tersten Bakmak (2021) – Tuba Deniz’le ortak-, Orta Doğu Sinemaları (2021) – Mehmet Öztürk’le ortak-, Türkiye’de Sanat Sineması (2022) isimli kitapları da bulunuyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here