Keinohrhasen

Keinohrhasen

524
0
PAYLAŞ

Keinohrhasen

Til Schweiger’ın tıpkı 2005 yapımı Barfuss filminde olduğu gibi, yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı romantik-komedi filmi Keinohrhasen; bana göre bu yılın Happy-Go-Lucky filmiyle birlikte en büyük balonu. İki film de, ilgiyle karşılanmasına ve sıcakmış gibi görünen atmosferlerine karşın son derece demode ve klişeler. Demode hikayeleri ve basmakalıp olay örgüleriyle “seyirlik” nosyonlarını yerine getirirken, bir yandan da sahte bir sıcaklıkla seyircilere oynamayı ve herkesin almaktan pek memnun olduğu mesajları vermeyi unutmuyorlar. Til Schweiger’ın bir önceki filmi Barfuss’la benzerlikler içeren Keinohrhasen, Barfuss’tan bile daha sıradan kalıyor. Hiç değilse Barfuss’un olay örgüsü bir romantik-komediye göre ilginç sayılabilirdi. Oysa Keinohrhasen, Çirkin Betty’in biraz oynanmış hali. Üzerinde birkaç düzenleme yapılmış: Fiziksel “çirkin”likler yerini, kadın-erkek karakteri arasındaki çatışmalara ortam hazırlayacak karakteristik özelliklere ve akıllara zarar bir sakarlığı bırakmış. Klişeler, başka klişelerle kapanmaya çalışılmış. Modern bir kül kedisi masalı yaratılırken, bu masalın da prensi yönetmen ve başrol oyuncusu Til Schweiger olup çıkmış. Biz bunu Barfuss’ta görmüştük. Bir daha aynı şeyin altını çizmeye ne gerek vardı ki? Güzel ama güzelliğinin farkında olmayan, aşık olan ama aşık olduğunu sonradan anlayan bir kız ve Til Schweiger, arka planda da hoş müzikler; işte size bir romantik film nasıl çekilirin formülü… Teşekkürler Schweiger, ama ben almayayım.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleBarfuss
Sonraki makaleDie Brücke

1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası’nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo’nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK