The Phantom of Liberty

The Phantom of Liberty

516
0
PAYLAŞ

The Phantom of Liberty

Özgürlük Hayaleti’ne dair konuşacaksınız cevap vermeyeceğiniz tek soru, “Film ne hakkında?” olmalıdır. Birbirine küçük eklemlerle bağlı bir zincirleme olay örgüsüne sahip film, karakterler ve mekânlar arasında salınan bir güvercinin bakış açısına sahiptir. Başı ve sonu olmayan öykülerin birbiri içerisindeki estetik çözünümüdür. Temelde Bunuel’in anılarından derlediği sekansların bileşimi sayılabilecek film, yönetmenin hayatı algılayış tarzına dair de önemli ipuçları taşır. Çoğu Bunuel filminde olduğu gibi bu filmin ana kahramanları da aşırı karikatürize edilmiş orta sınıf tipleridir. Film, adını Komünist Manifesto’nun ilk satırlarındaki “Avrupa’nın üzerinde bir hayalet geziyor.” cümlesinden alır. Bunuel bu saygı duruşuna, özgürlüğün yakalamaya çalıştığımız bir hayalet olduğu, onu o akışkan hâliyle sarmaya çalıştığımızda elimizde kalanın buhardan başka bir şey olmayacağını düşündüğünden kalkışmış.

Bunuel’in filmleri mütemadiyen alaya aldığı kavramlar (din, burjuva yaşamı, otorite) ile bunların kıstırdığı tutkuların çatışması sonucu meydana gelen rahatsız edici kırılma anlarıyla doludur. Bu kırılmalar Özgürlük Hayaleti’nde kurgudaki kırılmalarla bütünlenir. Filmin tesadüfler üzerinden kurulan biçimi, aynı zamanda Bunuel’in varlıksal (ontik) rastlantıya keskin inancının sonucu olarak nedenselliğin mutlak bir reddedilişidir. Özgürlüğün farklı tabakalardaki algılanışlarını irdeleyen bir Bunuel filminin yapısının ise böylesine kalıpsız, akışkan, konusuz olması yönetmen açısından filmin fikriyatını katmerleyen bir gövde gösterisi sayılabilir. Hayatının bir bölümünü sürrealizme adayan Bunuel’e göre kimi kültürlerin sıradan değer yargıları diğerleri için zaten gerçeküstü olarak algılanmaktadır. Meksika, ABD, İspanya ve Fransa’da uzun dönemler yaşadığı için de bu kültürel farklılıkları iyi tanıyan yönetmen için özgürlüğün bu göreceliğini inceleyen çalışma, Napolyon’un askerlerinin kurşuna dizdiği İspanyol halktan başlayıp hayvanat bahçesindeki devekuşuna kadar uzanan bir kara mizah klasiği.

Yiğitalp Ertem
yalpertem@gmail.com

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK