Peur du Noir

Peur[S] du Noir

548
0
PAYLAŞ

Peur[S] du Noir
Karanlığın farklı yönlerini ele alan bir animasyon. 4 hikâyeyle korkuların insan hayatına etkilerini resimliyor. Her hikâyeden sonra korkularından bahseden bir kadını dinliyoruz, muhtemelen dinlerken kendi korkularımız hakkında düşünmemiz için teşvik ettiklerini düşündüler filmin yaratıcıları. Evet, buna teşvik edildim; ama bir yandan filmin amacının bu denli belirgin oluşu dikkatimi dağıttı. Her hikâyenin çizeri ve senaristi farklı; tarzların birbirinden tamamen bağımsız oluşu da bunu gösteriyor. Ortak nokta, siyah-beyaz ve korku temalı olmaları. Büyük uğraşların sonucunda ortaya çıktığı anlaşılan bir film olduğunu kabul etmekle birlikte konuların yeterince derin işlenmediğini belirtmeliyim. Film izleyenlerin üstünde baskı kurabilecek güce sahip olabilecekken, anlattığı hikâyeleri yüzeysel biçimde işleyişiyle bu olasılığını yok ediyor. Sanki görselliğin üstüne düşmelerinin filmin etkileyiciliğini arttırması beklenmiş. Ama korkular ve kâbusların ne denli limitsiz olabildikleri düşünülünce, filmin onları anlatacak kadar derinleşemediği fark ediliyor.

Temmuz S. Gürbüz
temmuzsr@gmail.com

———————————————————————————-

Altı animasyon sanatçısının kotardığı Fransız yapımı Peur(s) du noir (İngilizce adıyla Fear(s) Of The Dark), gizemli dört adet kısa öykü yanında, aralara serpiştirilmiş iki farklı çalışmadan oluşan 85 dakikalık siyah-beyaz bir kolaj. Bu serpiştirilen iki çalışmadan ilki, vahşi köpeklerini birer birer bazı değerleri temsil eden insanlara saldırtan ürkütücü bir aristokratı işlemekte. Reklam kuşağı misali hikaye aralarına yerleştirilmiş diğer bölümlerde ise kişisel tasvirlerle yoğunlaşmış bireysel, sosyal, kültürel, politik eleştirilerde bulunan bir kadının monoloğundan kesitleri, yaratıcı siyah-beyaz grafik animasyonlar eşliğinde izliyoruz. Anlatılan dört hikayeden Kafkaesk tuhaflıkta bir aşka, “gore” sayılabilecek bir hayalet masalına veya karanlığın bilinmezliğinin, karanlığın gerçekliğine dönüştüğü dostluk temalı bir yaratık hatırasına tanık olmak mümkün. Fakat hepsinde sanki bir şeyler eksik ya da kısa hikayeleri bünyesinde yaratmış oldukları etkileyici noir ambiyanslarını öyküsel bazda Alacakaranlık Kuşağı tatminkarlığına ulaştıramama söz konusu. Ama bu toplama filmin elinde öyle bir (son) kozu var ki, anlatılmaz yaşanır. Kar fırtınasından dolayı önüne çıkan karanlık bir eve sığınan kel adamı konu alan diyalogsuz hikaye, gerçek anlamda siyah-beyaz bir animasyon şaheseri bana göre. Üstelik filmin “Karanlık Korkusu” konseptine en fazla uyan hikayesi olarak, iki rengin ortaklaşa yarattığı uyumdan vücut bulan olağanüstü görselliğini, rahatsız edici bir gerilim ile buluşturma becerisi hayranlık verici. Kısa süresi ve yoğun sembolik anlatımı dahilinde, birtakım gerilim klişelerinden faydalandığı gibi, sonu itibariyle diğer öykülerin bir türlü yakalayamadığı türden ürperten bir dramatik duruşa ve finale sahip. Peur(s) du noir sadece bu son animasyon için bile izlenebilir. Hatta sadece bu son animasyon izlense bile olur.

Osman Danacıoğlu
odanac@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleHunger
Sonraki makaleGenova
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Bilgisayar Bilimleri ve Sinema okuyor. Sinemayla neredeyse fetişistik bir ilişki kurduğu için fazla heyecanlı, bir çeşit siberkültür çocuğu.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK