World of Glory

World of Glory

537
0
PAYLAŞ
II. Dünya Savaşı özelinde okunması muhtemel olsa da, insanlığın ortak olduğu tüm insani suçlara gönderme yapan açılışının ardına, bir devlet memurunun hayatından kesitler sunuyor World of Glory. Dev bir toplumsallıktan aniden geçtiği bireysel yaşam, ikisi arasındaki ilişkiselliği öyle çarpıcı vuruyor ki yüzlere… İnsan bir katliamı soğukkanlılıkla izledikten sonra, kendi dünyasında ailesi, arabası, evi, işi, yatağıyla kurduğu bağlarında nereye kadar huzurunu, saflığını, güvenini koruyabilir? Koruyamadıklarını, kendisine itiraf edecek gücü ne zaman bulur? Çığlıklar ne zaman su yüzüne çıkar? World of Glory’yi yapan Roy Andersson, insanlığın içinde bulunduğu, tarihsellik sonucu geldiği noktayı hayretle karşılamış, sonsuz bir samimiyetle bizlere sunmuştur. Şu an söze dökmeye çalıştığım her tespitin, filmin etkisinden çalmakta olduğunu hissettiğim için burada kesiyorum.
Siz bir izleyin hele, sonra üzerine konuşma fırsatı buluruz umarım. İçeriğini oldukça destekleyip, etkisini kat be kat öteye taşıyan biçiminden, Andersson’un sözlerinden, çocuğun alnına kazınanlardan, restorandaki garip sahnelerden bahsederiz.

Yiğitalp Ertem
yalpertem@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makale5 No’lu Cezaevi Yeşilçam Sineması’nda
Sonraki makaleBir Zamanlar Anadolu’nun Çekimleri Tamamlandı
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK