Ana sayfa Haber 2011 Hrant Dink İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı

2011 Hrant Dink İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı

760
0

Michael Cashman’ın “Düşün ki Yabancı Sensin: Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Transcinsiyet Bireylerin Haklarını Savunmak” başlıklı konuşmasına bu sene Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Sosyoloji ve Tarih bölümleri ev sahipliği yapıyor.

Lambdaistanbul sitesinden Ardıl Bayram Şahin’in haberinde, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Sosyoloji ve Tarih bölümlerinin düzenlediği, 2011 Hrant Dink İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı’nın bu yılki konuğunun, insan hakları eylemcisi, İşçi Partisi’nin insan hakları sözcüsü ve Avrupa Birliği’ndeki azınlıklara yönelik ayrımcılığın önde gelen eleştirmenlerinden Michael Cashman olacağı belirtildi. Cashman, “Düşün ki Yabancı Sensin: Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Transcinsiyet Bireylerin Haklarını Savunmak” başlıklı konuşmasını 14 Ocak saat:15.00‘de Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsünde yer alan Büyük Toplantı Salonu’nda gerçekleştirecek. Cashman’ın İngilizce yapacağı ve simültane olarak Türkçe’ye çevrilecek olan konferansı, üniversite dışında halk katılımına açık gerçekleşecek.

Cashman, yapacağı sunumu şöyle özetliyor:
“Lezbiyen, gey, biseksüel ve transcinsiyet (lgbt) bireyler her toplum ve kültürde daima vardılar ama sahip oldukları insan hakları, diğer cinsel kimlik sahipleriyle eşit olması gereken yaşama ve sevme hakları, diğerlerini memnun etme adına sıklıkla kurban edilmiştir. Lgbt bireylerin eşitlik ve özgürlük taleplerine karşı çıkanlar, din, kültür ve aileyle ilgili değerlere dayanırlar. Siyasi partiler ve siyasetçiler onların eşitlik taleplerini genellikle görmezden gelir ya da doğrudan bunu önlemeye çalışırlar. Pek çok lgbt birey ya ailelerinden uzaklaşıp çifte hayat yaşamak ya da kimliklerini açığa vurmayı tercih edip hayatlarının hemen her alanında ayrımcılık olasılığıyla yüzleşmek zorundadır. Bununla birlikte, pek çok ülkede devlet lgbt bireyleri korumak için hiçbir önlem almaz. Ayrımcılık karşıtı yasaların esamesi okunmazken nefret suçları ve yargısız infazlar sıklıkla görülür. Öte yandan, sert bir muhalefete rağmen Avrupa ve başka yerlerde olumlu gelişmeler sağlanmışsa da, bugün lgbt bireylerin haklarına karşı yükselen bir dalga kendini endişe verici bir biçimde görünür kılmakta. Lgbt bireyler karşılaştıkları önyargılar ile eşitsizliğe doğrudan meydan okuyorlar, ama hoşgörüsüzlük ve ayrımcılık da artışta. Hoşgörüsüzlük son ekonomik krizle daha da şiddetlenmekte. Bu sorunlar doğrultusunda, bu konuşma öncelikle eşitliğe karşı direncin nereden kaynaklandığına, bu direncin dayanaklarına ve itirazlarına bakacak; ve bunun ardından, eşitlik talebinin neden desteklenmesi gerektiğini ortaya koyacak.”
BU YIL DÖRDÜNCÜSÜ DÜZENLENİYOR
Boğaziçi Üniversitesi’nin bu yıl dördüncüsünü düzenlediği “Hrant Dink Anısına Konferans”ın birincisi, Hrant’ın ilk ölüm yıldönümünde Hintli yazar ve aktivist Arundhati Roy tarafından verilmiş; “Çekirgeleri Dinlemek” başlıklı sarsıcı konuşma kayıptan kaynaklanan acı ve adalet umudunun aynı anda ve daha yoğun hissedilmesini sağlamıştı. 2009′daki ikinci konuşmayı Britanya’nın dünyaca ünlü insan hakları hukukçusu Sir Geoffrey Bindman vermiş ve “İfade Özgürlüğü: Evrensel Bir Hak” başlıklı konuşması, konunun ulusal ve uluslararası hukukta geldiği nokta ile ülkemizin bu konuda ortaya koyduğu anomaliyi olgusal olarak görmemizi sağlamıştı. 2010′daki üçüncü konuşmayı veren dünyaca ünlü Kanadalı gazeteci, yazar ve aktivist Naomi Klein ise, “Tutarlı Olmanın Gücü: Batı Medyasında Filistin’in İnsanlığını Savunmak” başlıklı konuşmasında uluslararası alandaki adalet taleplerinin medyanın ya da hükümetlerin indirgemeciliğine ve engelleyiciliğine rağmen nasıl savunulabileceğini çok canlı ve etkileyici bir biçimde tartışmıştı. Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek konferans, Michael Cashman’ın katılımıyla gerçekleşecek.
Kaynak: lambdaistanbul.org
Önceki makale!f İstanbul’un Keşif Bölümünde Yarışacak Filmler Belli Oldu
Sonraki makaleDanny Boyle Röportajı
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here