Almanya – Willkommen in Deutschland

Almanya – Willkommen in Deutschland

345
0
PAYLAŞ


Almanya 1964’te bir milyonuncu “misafir işçi”yi topraklarına kabul eder. Ama Almanya’ya Hoşgeldiniz filminde anlatılan, Hüseyin Yılmaz’ın, yani bir milyon birinci işçinin öyküsüdür. Film, bir milyonuncu işçinin öyküsünü “şans” üzerinden masalsı bir anlatımla aktarmak yerine, bir milyon birinci kişinin öyküsünü anlatarak, bu kişinin seçimleri üzerinden trajikomik bir göçmen portresi sunar.

Almanya’daki Türk yönetmenlerin çektiği göçmen filmlerinden farklı olarak Almanya’ya Hoşgeldiniz filminde göçmenlik meselesi farklılıklara olduğu kadar aslında ortaklıklara da vurgu yapan bir yapıya sahip. Durum komedisi üzerinden iki kültürün farklılığı sık sık ekrana taşınsa da, film özünde Angela Merkel’in çokkültürlülüğün iflas ettiğine yönelik tezine de bir antitez niteliğindedir. Nitekim filmin finalinde Merkel’in de yer aldığı karedeki ince göndermeyle de yönetmen iktidarın söylemine karşı bireylerin aslında çokkültürlülüğü sindirme yolunda önemli mesafe katettiğini de ortaya koyar. Bu anlamda film, incelikli gözlemler üzerinden aktarılan komedi öğeleriyle yetinmeyerek, Almanya’daki durum üzerine de bir söz söylemeyi başarır. Didaktik bir anlatıma kaçmadan, farklılıkların olduğunu da yadsımadan kimlik sorununa değinen Almanya’ya Hoşgeldiniz, göçmen meselesine keyifli ama etkileyici bir bakış getirir.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makale2. Malatya Uluslararası Film Festivali’nde Yarışacak Filmler Belli Oldu
Sonraki makaleFilmekimi 2011 Değerlendirmesi
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK