Drifting Clouds

Drifting Clouds

354
0
PAYLAŞ

drifting-clouds
Finli Aki Kaurismaki’nin senaryosunu yazdığı, yönettiği, yapımcılığını üstlendiği ve montajını da yaptığı film Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yaşayan bir çiftin işlerini kaybetmeleri ve yeni iş aramaları üzerine kurulu. Bir tramvay şoförü olan Lauri tramvay hatlarının azaltılması sebebiyle, bir restoranda baş garson olarak çalışan Ilona da işlerin bozulması sonucu restoranın bir zincire satılmasıyla işsiz kalırlar. Ilona ve Lauri bu zor zamanda birbirlerine destek olmaya devam ederler ve ilişkileri önceleri biraz bozulsa da güçlü bir biçimde devam eder. Kendileri dışında olan gelişmeler (tramvaylar yerine insanların arabalarını kullanması gibi sosyal değişimler sonucu) yüzünden işlerini kaybeden bu insanlara yönetmen sevecenlik ve sempatiyle yaklaşırken onları (özellikle Ilona karakterini) güçlü ve zorluklar karşısında yılmadan mücadele eden ve sonunda istediklerini gerçekleştiren karakterler olarak yaratmış. Özellikle İskandinav ülkelerindeki kadınların problem çözücülüğünün bir örneğine filmin başındaki alkolik aşçı sahnesinde rastlıyoruz. Restoranın mutfağında bir elinde içki şişesi diğerinde mutfak bıçağını etrafa tehditkar biçimde sallayan aşçıya sadece Ilona doğru biçimde müdahale ederek durumu düzeltiyor.

Görsel anlamda, yönetmenin kendine özgü canlı renkleri ve ışığı etkili kullanmasıyla İskandinavya’nın meşhur kasvetini kırmayı başarması övgüye değer. İç mekanların renklendirilme ve dekorun yerleştirilme biçimi Kaurismaki’nin özgün sinema dilini yaratmasında büyük pay sahibi. Ortaya çıkan film belki bir başyapıt değil ama Kaurismaki’nin kendisinin de söylediği üzere geçtiği dönemi belgeleyen görsel bir doküman.

Umut Hanioğlu
umutable@gmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleBizim Büyük Çaresizliğimiz
Sonraki makaleSenna
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK