27. Ankara Uluslararası Film Festivali

27. Ankara Uluslararası Film Festivali

1187
0
PAYLAŞ

27_AUFF_afis_50x70_BASKITürkiye ve dünya sinemasının en yeni ve seçkin örnekleri ile sinema tarihine damga vuran filmlerin izlenebileceği, sanatçı ve yönetmenlerin konuk olacağı, konserler, yürüyüşler, atölye çalışmalarının yapılacağı 27. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde geri sayım başladı.

Dünya Kitle İletişimi Vakfı tarafından 1988 yılında film şenliği olarak başlayan, Türkiye’nin en büyük kültür sanat etkinliklerinden birisi olan Ankara Uluslararası Film Festivali,  28 Nisan – 8 Mayıs tarihleri arasında 27. kez gerçekleştirilecek. Festival programında 62 uzun metrajlı, 117 kısa ve 34 belgesel film yer alıyor. Festival,  45 ülkeden 197 yönetmenin toplam 213 filminin gösteriminin yanı sıra konuk sinemacıların katılacağı söyleşilerden sinema atölyelerine, konserlerden özel etkinliklere sinemayla dolu günler yaşatacak.

Ulusal Yarışma Filmleri

Ana Yurdu (Yön. Senem Tüzen)

Çırak (Yön. Emre Konuk)

Kalandar Soğuğu (Yön. Mustafa Kara)

Melekleri Taşıyan Adam (Yön. Cansel Elçin)

Memleket (Yön. Murat Saraçoğlu)

Misafir (Yön. Mehmet Eryılmaz)

Rüzgarın Hatıraları (Yön. Özcan Alper)

Saklı (Yön. Selim Evci)

Sarmaşık (Yön. Tolga Karaçelik)

Toz Bezi (Yön. Ahu Öztürk)

Özel Seçkiler 

Festival, bu yıl da dikkat çekici seçkileri sinemaseverlerin beğenisine sunuyor: Çok Uzaktan Gelmiş Olamayız! Želimir Žilnik Toplu Gösterimi’nde, Yugoslav Kara Dalgası’nın önemli yönetmenlerinden Žilnik’in filmlerinden oluşan seçki izlenebilecek. Ankara’ya konuk olacak yönetmen ile sinema yazarı Bengi Muzbeg’in katılacağı bir panel de düzenlenecek.

Sürgün hayatı yaşamasına sebep olan dönemden, o sürgünlüğü yaşadığı, sonrasında ayrılmak zorunda kaldığı Almanya’da tanık olduklarına, geri döndüğü Yugoslavya’da karşılaştığı şiddet ikliminden, ülkenin parçalanması sonrasına geniş tarihsel bir kesitin Žilnik’in bakışıyla beyazperdeye nasıl yansıdığını gösterecek, seçkide yer alan filmler şunlar: ilk belgesel filmi Kışın, Köy Gençliği Üzerine Haberler (Žurnal o Omladini Na Selu, Zimi), ilk uzun filmi Erken Dönem Eserleri (Rani Radovi), Küçük Öncüler (Pioniri Maleni Mi Smo Vojska Prava, Svakog Dana Ničemo Ko Zelena Trava), İşsizler (Nezaposleni Ljudi), Haziran Kalkışması (Lipanjska Gibanja), Kara Film (Crni Film), Envanter (Inventur – Metzstrasse 11), Tito’nun Sırbistan’da İkinci Kez Zuhuru (Tito Po Drugi Put Među Srbima), Esaretin Kalıntısına Elveda (Do Jaja), Ella İçin (Za Ellu), Kenedi Üçlemesi, Bildiğiniz Kapitalizm (Stara Škola Kapitalizma) ve en yeni filmi İstikamet_Sırbistan (Destinacija_Serbistan).

Dünya Festivallerinden En Yeniler

Savaş ve tufan arasında kalan bir kadının hikayesini anlatan ve Avrupa prömiyeri gerçekleşecek Birmiş Gibi (IIsa, Yön. Chuck Gutierrez), ıssız bir yerde açtıkları pansiyonda şanslarını deneyen evli çiftin hikayesi Orizont Oteli (Orizont, Yön. Marian Crisan), Çanakkale Savaşı’na katılmış altı Yeni Zelandalı’nın gözünden o tarihsel kesiti görmemizi sağlayan animasyon film 25 Nisan (25 April, Yön.Leanne Pooley), Bahman Ghobadi’nin çabasıyla ellerine kamera alan ve mülteci kampındaki yaşamlarını beyazperdeye taşıyan sekiz çocuğun hikayesine ortak olduğumuz Sınırda Yaşam (Life On The Border), ABD siyasi tarihinin önemli bir kesitini ele alan Devrimin Öncüleri Kara Panterler (The Black Panthers: Vanguard of the Revolution, Yön. Stanley Nelson), dünya pr savaşın içinde harap olmuş bir mülteci kampında piyanosuyla hayata tutunan Ayham Aḥmad’a dair olan ve dünya prömiyeri gerçekleşecek Mülteci Kampının Orkestra Şefi (Maystro al-Mokhayam, Yön. Amnah Omar), 2016 Berlin En İyi Uzun Film kategorisinde Gümüş Ayı’ya kavuşan Balçık (Es esmu seit, Yön. Renars Vimba) ve 2015 DOK Leipzig’de yarışan Evliliğimin Mahrem Tarihi (Wedding: A Closet Documentary, Yön. Mohammadreza Farzad).

Frank Müller’in imzasını taşıyan ve 2015 Münih FF’den ödülle dönen Happy Hour, Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Kolombiya’nın 2016 yılı Oscar temsilcisi olan ve Cannes başta olmak üzere birçok festivalden ödülle dönen Yılanın Kucağında (El abrazo de la serpiente), En İyi Yeni Yönetmen ve En İyi İlk Film gibi kategorilerde 2015 Locarno ve Uzakdoğu’nun en önemli festivallerinden olan Altın At FF’den ödüllerle dönen Kaili Blues (Lu bian ye can), 2015 Varşova UFF’den iki ödülle dönen Bin Başlı Canavar (Un monstruo de mil cabezas), Christian Zübert’in imzasını taşıyan Bir Nefes (Ein Atem), Binbir Gece Masalları’nı günümüz Portekiz’ine başarılı bir şekilde uyarlayan Miguel Gomes’in birbirini tamamlayan üç filmi; Binbir Gece: Bölüm 1  Huzursuz Adam,  Bölüm 2 Kasvetli Adam,  Bölüm 3 Büyülenmiş Adam, Wolfgang Becker’in yeni filmi Ben ve Kaminski (Ich und Kaminski), Gaspar Noe’nin sarsıcı sinema dilinin en son örneği Aşk 3D (Love 3D), Münih FF’den ödülle dönen Babam (Babai), uygarlıkla kurulan bağı korkusuzca kıran bir kadının hikayesini aktaran Vahşi (Wild), 2015 Saraybosna, Selanik ve Londra FF’den ödülle dönen Şövalye (Chevalier) ve işlenen bir suçun dağılmış bir aileyi bir araya getirmesiyle gelişen gerilim dolu hikayeyi konu alan Ölümcül Yalanlar (Wir Monster) seçkide yer alan diğer filmler.

Anısına

“Anısına” (In Memoriam) seçkisiyle, Albert Maysles, Chantal Akerman, Ettore Scola, Memduh Ün ve Jacques Rivette anılacak. Bu bölümün filmleri şöyle: Çağdaş feminist sinemanın öncülerinden Akerman’ın ölmeden bir süre önce çektiği son filmi No Home Movie, yönetmenin sinema dünyasına bakmaya davet eden Hiçbir Yere Ait Değilim (I Don’t Belong Anywhere – Le cinéma de Chantal Akerman), kardeşiyle birlikte belgesel alanında yeni ufuklar açan Albert Maysles’ın da imzasını taşıyan Grey Gardens, Ettore Scola’ya 1976 Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren Çirkinler, Kirliler ve Kötüler (Brutti, Sporchi e Cattivi), Yeni Dalga akımının önemli temsilcilerinden Jacques Rivette’in 1974 Locarno’da Jüri Özel Ödülü’nü kazan filmi Celine ve Julie (Céline et Julie vont en bateau: Phantom Ladies Over Paris) ve Türk sinemasının usta isimlerinden Memduh Ün’ün yönettiği, Muzaffer İzgü’nün aynı adlı romanından uyarlanan Zıkkımın Kökü.

 

PAYLAŞ
Önceki makale11. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali
Sonraki makaleLe Pont du Nord
Avatar
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK