Guardians of the Galaxy Vol. 2

Guardians of the Galaxy Vol. 2

251
0
PAYLAŞ

Galaksiyi korumak için biraraya gelen Star-Lord lakaplı Peter Quill, Gamora, Drax, Rocket ve Baby Groot, bu kez Sovereign Gezegeni’nin çok değerli bataryalarını korumak üzere tutulmuşlardır. Gezegene musallat olan boyutlararası bir canavarı yok edip ödüllerini küstah ve diğer ırkları aşağılayan Baş Rahibe Ayesha’dan alırlar. Fakat ayrılırken Rocket bu bataryalardan birkaç tanesini çalar. Bunu fark edip gurur meselesi yapan Ayesha, ordusuyla Galaksinin Koruyucuları’nın peşine düşer. Gizemli bir uzay gemisi tarafından kurtarılan kahramanlar, bu uzay gemisinin kaptanı, aynı zamanda kendine ait bir gezegene sahip olan Ego’dur. Amacı, Peter’ı kendi gezegenine götürmektir. Çünkü Ego, Peter’ın hiç tanışmadığı babasıdır. 2014 yılında Dan Abnett ve Andy Lanning’in çizgi romanından James Gunn’ın uyarladığı Guardians Of The Galaxy, yine Gunn’ın imzasıyla Vol. 2 olarak geri dönüyor. İlk filmde tanınıp sevilen kahramanlarımız yeni maceralar peşinde sürüklenirken, biz de ilk film ile kıyaslamalar yapmaktan geri durmuyoruz. Yine bol esprili, atışmalı, aksiyonlu ve duygusal anlar barındıran Vol. 2, bu dinamik tarzından ötürü bazı Marvel devam filmlerinin vasatlıklarına yenik düşmemiş, iyi ki dönmüş dedirten bir yapım.

Bu defa ana konusunu Ego ve Peter arasındaki baba oğul meselesi etrafında şekillendiren film, bu konu etrafında dallanıp budaklanan, başka canlı türlerinin de işin içine dahil olmalarıyla renklenen, görkemli aksiyonu ile şenlenen stilini sürdürüyor. Ego’nun harikulade gezegeninde baba özlemini giderme fırsatı yakalayan, öte yandan gizemli ve tehlikeli bu adam karşısında kafası karışan Peter, onun amacını ve bu gezegenin varlık sebebini anlamaya çalışıyor. Diğer taraftan Yondu’ya karşı çıkan isyan, isyancılara esir düşen Yondu, Rocket ve Baby Groot’un kurtulma çabaları başka bir katman oluşturuyor. Peter’ı çocukken kaçıran Yondu, Gamora’nın yarı makine kızkardeşi Nebula gibi ilk filmden hatırladığımız karakterlere bu defa Ego’nun yardımcısı Mantis, isyan sonucu kendi adamlarına esir düşen Yondu’yu kurtaran Kreglin ve Galaksinin Koruyucuları’nı yakalamayı saplantı haline getiren Ayesha gibi yenileri ekleniyor. James Gunn, üzerimize CGI boca ederken atmosfer yaratma ve tasarladığı evrenlere ruh katma peşinde olduğu için elinden geldiğince ilk filmde tanıştırıp sevdirdiği karakterlerini serinin ikinci ayağında da taze tutmaya çalışıyor.

Artık oturmuş olan bu karakterlerin öfkeli, neşeli, temkinli, alaycı, esprili ve atarlı yanlarını yine sahnelere serpiştiren Gunn, film içinde ikişerli kader birlikleri kurarak ekibin dramatik dengelerini de kuruyor. Rocket ve Yondu’nun hapiste başlayan birbirini anlama, Gamora ve Nebula kardeşlerin yüzleşme, Peter ve babası Ego’nun birbirlerine yönelik farklı beklentilere girme, Drax ve Mantis’in hem komik, hem de saf dürüstlük içeren yakınlaşma hislerinden kolektif bir bütünlük elde ediyor. Tabii tüm şirinliğiyle Baby Groot’un eğlenceli ve bir o kadar da kritik varlığı bu bütünlüğe renk katıyor. Marvel klişelerini mümkün olduğunca göze batırmamak gayreti her zaman işe yaramasa da, o klişelerden farklı versiyonlar oluşturmak, son dakika gollerini epik hale getirmek, absürt veya durumlardan devşirilen küçük samimi anlarla mizahını güçlendirmek bu seriye az da olsa kendine özgü bir karakter katıyor. Aslında bu sayede grafik roman mantığının beyaz perdeye aktarımındaki sahici amaç ortaya çıkıyor. Görkemli aksiyon ve etkileyici teknik görsellikten fazlası olmaya, Peter ve Ego ile baba – oğul, Rocket ve Yondu ile ötekileştirilmiş bireyler, Gamora ve Nebula ile sevgi – nefret içeriğinde kendini arayan kardeş bağı gibi meseleleri özüne dahil etmeye çalışıyor. Eksantrik türler, birbirinden ilginç gezegenler, tuhaf düşmanlar, komik yan karakterler ve dahası Guardians Of The Galaxy evrenini kemikleştiriyor.

Çekirdek oyuncu kadrosuna tecrübesiyle takviye yapan Kurt Russell ve Kreglin rolüyle James Gunn’ın başarılı oyuncu kardeşi Sean Gunn, Kanadalı genç oyuncu Pom Klementieff, ayrıca Sylvester Stallone, Ving Rhames, Michelle Yeoh sürprizleri, Stan Lee, David Hasselhoff, Jeff Goldblum, Don Johnson, Pacman cameoları filmin diğer renkli anlarını oluşturuyorlar. Tyler Bates’in güçlü tema müzikleri yanında, ilk filmden de bildiğimiz üzere filmde çalınan şarkılara ayrı bir önem bahşeden James Gunn, Vol. 2’de yine 70’lerin kaliteli şarkılarından bir demet sunuyor. Biri aksiyon, biri duygusal olmak üzere iki güzel final barındıran, “end credits” bölümünü bile küçük esprilerle donatan Guardians Of The Galaxy Vol. 2, genel olarak ilk filmin gölgesinde kalmayan, malzemesinin bolluğuyla sonraki devam filmleri için umut vaat eden keyifli bir Marvel deneyimi. Elbette diğer Marvel filmleri gibi popüler gişe sinemasının para basan bir mamülü. Bu sınırları aşmayacak biçimde izlenmesi ve değerlendirmesi gerek. Fakat yine diğer curcunalı Marvel filmleri arasında çizgi roman ruhuna en yakın filmlerden biri olarak değer bulması da boşuna değil.

 

Osman Danacı

odanac@gmail.com

 

PAYLAŞ
Önceki makaleMetin Erksan Anma Etkinliği Düzenleniyor
Sonraki makaleHaftalık Sinema Programı Sinesöz Youtube’da!

İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Sinema, müzik ve edebiyat, ilgi alanı olmaktan öteye geçmiş, yaşam biçimi olmuş. Geçmişinde radyo programı, bir gazetenin Pazar ekinde albüm eleştirmenliği ve amatör fotoğrafçılık yapmışlığı var. Öğrenciyken Shakespeare, Wordsworth, Austen, Hardy, Lawrence okumanın, Virginia Woolf üzerine bitirme tezi vermenin, önüne gelen her albümü dinlemenin, özellikle 80’leri ve 90’ları türlü komikliği ve dramatikliğiyle yaşamanın sonucu doğan yazma ihtiyacını sinema ve müziğin bünyesinde anlamlandırmaya çalışıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK