Ana sayfa Elestiri 2019 Yılında Basılan 15 Sinema Kitabı

2019 Yılında Basılan 15 Sinema Kitabı

39
0

Ekonomik krizin ve dolardaki artışın en çok etkilediği sektörlerden birisi yayıncılık sektörü olduğu için 2019 yılında basılan ve satılan kitap satışlarında da geçtiğimiz yıllara göre bir düşüş yaşandı. D & R’ın el değiştirmesi, dağıtım alanındaki daralma, küçük yayınevlerinin nakit akışını yeterince sağlayamamaları da krizin etkisini daha da arttırdı. Yayınevleri krizden dolayı kitap fiyatlarına zam yaparken yeni kitap basmak yerine eldeki stokları eritme yoluna gitti. Böylesi bir ortamda sinema yayıncılığı zaten yayınevlerinin uzak durduğu, girmek istemediği bir alan iken haliyle de yaşanan gelişmelerden fazlasıyla etkilendi.

Yılın öne çıkan 15 sinema kitabı ise şu şekilde;

BONUS

Yılanların Öcü, Sen Türkülerini Söyle, Muhsin Bey, İpekçe, Arabesk ve Düttürü Dünya gibi Türk sinemasının klasikleşen pek çok filminde görüntü yönetmenliği yapan Aytekin Çakmakçı’nın Barış Saydam’la hazırladığı nehir söyleşi “Güneşe Lamba Yakan Adam: Aytekin Çakmakçı” kitabı İmge Kitabevi etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kitapta, Aytekin Çakmakçı’nın Yeşilçam’ın usta isimlerinden biri olan Kriton İlyadis’in yanındaki asistanlık döneminden çalıştığı filmlere kadar meslekte geçirdiği elli iki yılın dökümü yapılırken, Çakmakçı’nın setlerde yaşadığı keyifli anılar da okurları içerisine çekiyor. Çakmakçı’nın hatıratında İlyadis’in yanı sıra Ertem Eğilmez, Tunç Başaran, Kemal Sunal, Münir Özkul, Şerif Gören, Halil Ergün, Reis Çelik gibi pek çok önemli isimden de söz ediliyor.

—————————————————————

15. Bir Zamanlar Anadolu’da (Doğan Kitap)

Derleyen: Aslı Güneş

“Nuri Bilge Ceylan çekim ve hatta kurgu sırasında senaryoyu ve diyalogları epey değiştiriyor. İyi çalışmadığını düşündüğü her sahneyi ve diyaloğu tekrar tekrar yeniden yazarak ahengi, bütünlüğü ve hayat duygusunu artırmaya çalışıyor. Film yapmak denen şeyin doğasında var olan kaçınılmaz süreçlerden biri belki de bu. Ama yine de çekim için nasıl bir metin ile yola çıkıldığı, nerelerden nerelere gelindiği net olarak görülebilsin, film yapmanın cilveli ve oyuncaklı yapısı açıkça anlaşılabilsin diye, daha önce de yaptığımız gibi, senaryonun çekime başlanmadan önceki o ilk, orijinal halini hiçbir yerine dokunmadan aynen yayınlamayı uygun gördük. Kitapta ayrıca, film hakkında yurtiçi ve yurtdışında yazılan sayısız yazılardan bir seçki, söyleşiler ve yönetmenin kurgu sırasında tuttuğu günlükleri de içeren geniş bir derleme sunuyoruz.”

14. Eskimeyen Filmler 3 (Küre Yayınları)

Derleyen: Tuba Deniz

“Türk sinemasının her döneminde ayrı konular, karakterler, teknik arayışlar belirginleşir. Siyasi çalkantılar, popüler eğilimler, ekonomik krizler, fikri akımlar gibi birçok etken vardır şüphesiz bu temayüllerin ardında. Filmlere bugünden baktığımızda öne çıkan temaların, konuların, biçimsel arayışların yaşadığımız toplumun kimi zaman ortak rüyası ve hayallerinden kimi zaman da korku ve kâbuslarından beslendiğini söylemek mümkün. Bilim ve Sanat Vakfı Türk Sineması Araştırmaları tarafından, Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nin katkılarıyla hazırlanan Eskimeyen Filmler 3’te Türk sinemasının farklı üretim yıllarına ait bir seçki bütünsel bir okumaya tabi tutuluyor. On bir makaleden oluşan bu çalışma, geçmişten günümüze uzanan bu görsel birikimi derinlikli bir bakış ile yeniden yorumluyor, toplumsal hafızanın sinematografik göstergelerini deşifre ederek düne dönük kodları anlamaya çaba sarf ediyor.”

13. Türk Sineması Hakkında Raporlar (De Ki Yayınları)

Hazırlayan: Ali Karadoğan

“Bu kitap, özellikle Türkiye’de sinemanın sorunlarını dile getiren ve buna çözüm yolları öneren çalışmaları bir araya getirerek, Türk sinema çalışmalarında hem endüstrinin kendi gelişimi önünde engel olarak gördüğü hem de eleştirmen, sinema yazarı vb. sinemayla ilgilenlerin ortaya koyduğu sorunları sunmak amacındadır. Bu sorunların bir arada sunulması aynı zamanda bunlara ilişkin hangi çözümlerin önerildiğini görmek açısından kapsayıcı bir öneme sahiptir. Kitaptaki bu metinlere bir arada bakmanın hem bir sürekliliği ortaya koyacağı hem de bu süreklilik içerisinde neyin farklılaştığını belirginleştireceği konusunda yararlı olacağı düşüncesiyle birlikte, ana metinlere ulaşmak konusunda karşılaşılan zorlukları belirli ölçülerde gidereceği kanaatindeyiz.”

12. İmgeler Arasında (Doruk Yayınları)

Yazar: Özgür İpek

“İmgeler Arasında, ana akım sinema kalıplarının dışına çıkarak özgün anlatılar oluşturan, görüntüleri kullanarak düşünce üretmeye ­çalışan ya da sinemayı felsefî bir uğraş olarak kabul eden yönetmenlere ve onların çektiği filmlere odaklanıyor. Görüntüleri kullanarak düşünen bu yönetmenler pek çok filmde farklı alanlara yönelerek zaman, hafıza, bellek, suç ve inanç gibi temaları etraflı bir biçimde ele alıyorlar. Hayatın içinden aldıkları imgelerde kimi zaman eşitsizlik, yoksulluk, yalnızlık ve dışlanmışlık gibi görünümler kendisine yer buluryor kimi zamansa işçi sınıfının var olma savaşı, toplumsal tabakalaşma ve her türlü özgürlük mücadelesi benzersiz bir ifade alanına ulaşıyor. İmgeler Arasında: Yeni Türkiye Sinemasının Düşünen İmgeleri Üzerine, “başka bir sinema mümkün” şiarıyla görüntülerle ­düşünmenin sinemasal serüveninin izini sürüyor.”

11. Costa Gavras ve Politik Gerilim Sineması (Ayrıntı Yayınları)

Yazar: İpek Elif Atayman

“Ölümsüzden İtiraf’a, Sıkıyönetim’den Kayıp’a Müzik Kutusu’ndan Amen’e uzanan bir çizgide, politik film geleneğinin önemli bir parçasına dönüşen Costa Gavras sinaması, bir yandan ana akım sinema formlarıyla uyum içinde görünürken, diğer taraftan da Batı anlatı geleneğinde var olan rahatlatıcı etkiyi bozma, seyirciye çığırından çıkmış bir dünyada yaşadığını hatırlatma gibi önemli bir işlev üstlenmiştir. Popüler anlatının bütün araçlarıyla popüler olmayan bir sinemanın sınırlarını yokladığı da önü sürülebilecek bu sinemanın, Brecht’in de işaret ettiği gibi, hayatı olmasa da, onu değiştirmeye soyunanları değiştirmeyi hedefleyen bir yaklaşımın izlerini taşıdığı öne sürülebilir. Çalışmasına, sinema ve felsefe yazınımızın önemli kalemi Veysel Atayman’dan aldığı ilhamla başlayan Elif Atayman’ın, yerinde bir kararla sinema ve politika kavramlarını da tartışmaya açtığı eserin, özellikle politik film türünü tanımlama çabalarına önemli katkılar sağlayacağına ve yeni bir sinemanın mümkün olduğuna inananlara rehberlik edeceğine inanıyoruz.”

10. Devletsiz Bir Ulusun Sineması (Dipnot Yayınları)

Yazar: Soner Sert

“Elinizdeki kitap devletsiz bir ulusun sineması üzerine estetik bir tartışma başlatırken Kürt kimliği ile Kürt sineması arasındaki bağlantılara da odaklanıyor. Dört farklı ülkeye bölünmüş topraklar üzerinde yaşayan bir halkın sinemasının özünü oluşturan “vatansızlık”, “sınır” ve “ölüm” temaları üzerinden Kürt sinemasının farklı boyutlarını irdeliyor. Kitapta, “Kürt sinemasını Kürt sineması yapan şey nedir?” sorusunun yanıtı aranıyor, bu bağlamda Yılmaz Güney’in sinema anlayışının Kürt sinemacıları üzerindeki etkileri inceleniyor. Daha sonra Kürt filmlerinin estetiğinin bir ortaklık yaratıp yaratmadığı, Bahman Ghobadi’nin Sarhoş Atlar Zamanı, Anavatanımın Şarkıları, Kaplumbağalar da Uçar ve Yarım Ay, Hiner Saleem’in Votka Limon, Sıfır Kilometre ve Tatlı Biber Diyarım, yine aynı bölgeden Şevket Emin Korkî’nin Taşa Yazılmış Hatıralar, Kazım Öz’ün Fotoğraf ve Hüseyin Karabey’in Gitmek filmleri mercek altına alınarak bir bütün halinde değerlendiriliyor.”

9. Sinemanın Ölümü (SUB Basın Yayın)

Yazar: Paolo Cherchi Usai

“Film mirasının muhafazası konusunda korumanın oynadığı önemli rol halkın bakış açısında henüz yer etmiş değil. İzleyiciler bir şekilde özel depolama koşullarına gerek kalmadan, sorunun dijital şekilde çözüleceğine inanmış durumdalar. Aslında Arabistanlı Lawrence’ın restorasyonuna para harcamak, muhafaza edilen filmi izleyen izleyiciler kadar bağışı yapan kişiyi de mutlu ediyor. Dondurulmuş değerin inşası için yüzlerce kez uğraşmak, negatifi ve baskıyı düzgün şekilde muhafaza etmek için hayati önem taşısa da, ortada parlaklık yok. Yıllardır, kendi filmlerimin muhafaza işi için Paolo ile çalışmaktayım ve bu ödüllendirilmeyen film muhafazası işinin ne denli sinir bozucu olduğunu biliyorum. Ancak bu tamamen kaybolmuş sinemaların büyük trajedisiyle kıyaslandığında hiçbir şeydir. Onların herhangi bir fon oluşturma çabasıyla geri dönmeleri mümkün değil. Bu metin, dünyanın her yerinde her gün, küresel iletişim stratejisinin eksikliği, bazı yönetimlerin gözle görülen ilgisizliği ve bir zamanlar bu filmlerin yapımı için para harcayan kişilerin ihmali sonucu kaybolan binlerce film kopyasına yakılmış bir ağıttır. Paolo’nun kendi suretini göz ardı eden bir kültürü tasviri, aynı zamanda insanın canını oldukça sıkan ahlaki bir saptamadır: görme sanatının bizlere geçici ve göz ardı edilebilir bir şey olarak öğretilmesi son derece yanlıştır.”

8. Kiyafetsiz Pastoral (İthaki Yayınları)

Yazar: Rıza Kıraç

“Rıza Kıraç, Kifayetsiz Pastoral’de, Türkiye sineması ile “politika” arasındaki çetrefil ilişkiyi derinlemesine inceliyor. Kıraç, “Yönetmenlerin sinema dilini etkileyen ‘politik’ faktörler ve olaylar neler? Sinemanın kendisi konjonktürü etkileyebilir mi? Türkiye gibi bir ülkede apolitik sinema mümkün mü?” gibi birçok soruyu Türkiye ve dünya ekseninde cevaplıyor. Ayrıca, Türkiye sinemasında özellikle Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Semih Kaplanoğlu, Reha Erdem ve Tayfun Pirselimoğlu gibi birçok yönetmenin filmleriyle taşraya dönmesinin ya da taşra estetiğini filmlerine taşımasının nedenlerinin peşine düşüyor.”

 7. Gemideki Hayalet (Metis Yayınları)

Yazar: Sebahattin Şen

“Gemideki Hayalet, Şarkiyatçılık ve Kolonyalizm literatürünün birikiminden yararlanarak Türk sinemasındaki Kürt imgelerinin tarihi boyunca ilerlerken hem kısmi değişimleri hem de sabitleri, klişeleri dikkatimize sunuyor. En büyük katkısı, ırkçılığın sadece nefret içerikli şiddet edimlerinden ibaret olmadığını, bir zihniyet biçimi, bir görme biçimi olduğunu sinema üzerinden göstermesi. Bakışımızı değiştirme çağrısı olan bu kitabın, Kürtlüğün ve Türklüğün içine girdiği sarmaldan esenlikle çıkmasına bir katkı olarak okunmasını dileriz.”

6. İsyankar Şehir (Metis Yayınları)

Yazar: Feride Çiçekoğlu

“Vesikalı Şehir (2007) ve Şehrin İtirazı (2015) kitaplarının ardından, onlarla tematik süreklilik içinde yazılmış olan İsyankâr Şehir’in temel soruları şunlar: Zamanın ruhu ile dişil özneliğin ilişkisini nasıl anlayabiliriz? Kadınların kendi hikâyelerinin kahramanı olmaları, üzerlerindeki tüm baskıya rağmen “şehre çıkmaları”, Gezi direnişi sonrasında yapılan bazı filmlere nasıl yansıdı, neyi değiştirdi? Ya da şehre çıkmak çözüm olmadığında, kadınlar şehrin içinde, hanelerde sıkışıp kaldıklarında durumlarını nasıl sorguluyorlar? Kadınların mahrem-isyanıyla erkeklik krizini nasıl bir arada düşünebiliriz?”

5. Latin Amerika’da Sinema ve Toplumsal Değişim (Dipnot Yayınları)

Yazar: Julianne Burton

“Latin Amerika’nın 60’larda ve 70’lerdeki politik atmosferini, bu dönemde tüm dünyada etkili olan 3. Dünyacılık düşüncesini, verilen devrim mücadelesini ve bu mücadelenin bir parçası olarak Yeni Latin Amerika Sineması’nı anlamak için temel bir referans niteliğinde olan bu eser, güncelliğinden hiçbir şey kaybetmediği gibi Yeni Latin Amerika Sinemasını ele alan tüm akademik çalışmalarda kullanılan temel bir kaynak olma niteliğini de devam ettiriyor.

Doğrudan politik mücadelelerin bir ürünü olan bu sinema hareketinin özneleri, verdikleri röportajlarda Marksist-devrimci bir sinemanın olanaklarını ve nasıl hayata geçirilmesi gerektiğini tartışıyor, bu arada Sovyet Devrimci Sineması ile birlikte dünya sinema tarihinde iz bırakan tek devrimci sinema hareketinin politik kaygılarını ve yönelimini dönemin politik koşullarıyla bağlantılı bir şekilde anlamamıza da olanak sağlıyor.”

4. Akdeniz Sineması (Doruk Yayınları)

Editör: Özgür Yılmazkol

“Batı ile Doğu’nun kesişme noktası, kırsal ve ticari uygarlıkların doğduğu ve kesiştiği bir medeniyetler havzasının ortak adı: Akdeniz… Birçok medeniyete ve uygarlığa beşiklik etmiş, tarihin hemen her sahnesinde ev sahipliği yapmış önemli bir mekan olan Akdeniz; kendini mekan tutan her medeniyetten izler taşıdığı için çok renklidir, çok ruhludur, çok zengindir… Bu zenginliğin ve renkli içiçe geçmişliğin ışığında, her türlü kültürel dokunun melez rengi, bölgeyi daha detaylı bir şekilde incelemeyi zorunlu kılıyor. Kültürel yaşanmışlıkların ve birikimlerin bir aynası ve taşıyıcısı konumundaki sinema, bölgenin sinema alanında ortak bir dil oluşturmasına yardımcı olan önemli bir unsur olarak değerlendirilebilir. Bu sebepten dolayı Akdeniz Sineması’nın mikro ölçekteki farklılaşmalarını ve karakteristik yapılanmalarını genel Akdeniz Sineması çatısı altında incelemek, alana önemli bir katkı sağlayacaktır.”

3. Erken Sinemanın Aynasından Osmanlı Alman İlişkileri (1895-1918) (Libra Yayınları)

Yazar: Oya Kasap Ortaklan

“Elinizdeki kitap, bugüne dek Türkiye-Almanya ilişkilerinin sinema tarihindeki yansımasını ağırlıklı olarak göç ilişkisi çerçevesinde ele alan çalışmalara, erken dönem sinemanın perspektifinden yaklaşarak, iki ülke arasında sinemanın ilk yıllarından itibaren nasıl bir temas kurulduğunu, diğer yandan Osmanlı-Alman tarih yazımında üzerinde fazla durulmayan kültürel alanı merkezine alarak, katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Erken dönem sinemanın, devletler nezdinde ve uluslararası ilişkilerdeki yeri, yarattığı yeni görme biçimleriyle seyirciyi yönlendirme gücü, iki ülke ilişkisi üzerinden görsel ve yazılı tarihin belleğinde ele alınmaktadır. Sinemanın ulusötesi yapılanmasına ve propaganda gücüne odaklanan çalışma, dönemin belge ve kurmaca filmler ile haberleri ve öne çıkan belgeleri ışığında yol almaktadır.”

2. Hariciye Koridorlarında Sinema: Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Sinemanın Politik Gücü (Yapı Kredi Yayınları)

Yazar: Ali Özuyar

“Sinemanın 1923-1938 yılları arasında Türkiye’nin izlediği dış politika üzerindeki etkilerini ve bu alanın politik hamlelerden nasıl etkilendiğini resmi belgelere ve dönemin basınına yansıyan haber ve yorumlara dayanarak anlatan bu inceleme, SSCB, ABD, Almanya, Yugoslavya ve Bulgaristan’la ilişkilere odaklanıyor. Erken Cumhuriyet Dönemi’nde, sinemanın Türkiye’nin dış ilişkilerindeki rolüne dair önemli gelişmeler, “Türk-Sovyet”, “Türk-Amerikan”, “Türk-Alman”, “Türk-Yugoslav” ve “Türk-Bulgar” ilişkileri bağlamında, beş bölüm halinde ele alınıyor. Hariciye Koridorlarında Sinema – Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Sinemanın Politik Gücü, dönemin kırılgan diplomatik dengelerine rağmen, hem kendi içinde refahı ve huzuru sağlamanın hem de “dışarıda” güçlü ve bağımsız bir devlet olarak tanınmanın mücadelesini veren genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel alandaki eğilimleri ve atılımları çerçevesinde şekillenen bu ilişkileri, belgeler ve görseller eşliğinde, derinlikli bir incelemeyle sunuyor.”

1. Sinema Nedir! (Küre Yayınları)

Dudley Andrew

“Sinema Nedir Andre Bazin’in ünlü sorusuna, belirli bir “sinema fikrinin” olağanüstü yükselişine dair geriye dönük bir bakış açısıyla ilgi çekici bir yanıt sunuyor. Zamanımızın önde gelen uzmanlarından Dudley Andrew tarafından kaleme alınan bu kışkırtıcı kitap, sinemanın eşsiz değerini sadece geçen yüzyıl için değil, günümüz görsel-işitsel kültürü için de dile getirmektedir. Sinemanın kurumlarını ve sosyal etkisini –daima anahtar filmler üzerinden– inceleyen Sinema Nedir, varlığı 1895’e dayanan bir sanatın “öz” gücüne tanıklık ediyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sinemaseverlerin yücelttiği sanat filmlerinden Yeni Dalga’ya, oradan da teknolojik olarak “genişletilmiş sinema”ya kadar sinemayı fevkalade canlı kılan bir fikrin izini sürüyor.”

 

Hazırlayan: Barış Saydam

bar_saydam@hotmail.com

Twitter

 

Önceki makaleI Lost My Body
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013-2019 yılları arasında Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yaptı. 2018 yılından itibaren İstanbul Şehir Üniversitesi'nde görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here