12:08 East of Bucharest

12:08 East of Bucharest

459
0
PAYLAŞ

 

East of Bucharest

 

 

1989 yılındaki devrimin 16.yılı, Noel kutlamalarıyla çakışırken bir yerel televizyon kanalı da kendi yaşadıkları yörede gerçekten bir devrim olup olmadığıyla ilgili Flash Tv’dekilere benzer bir tartışma programı hazırlar. Yönetmen bu program sayesinde, durum komedisinin en güzel örneklerini yansıtırken, insanların tarih bilincinin zayıflığına ve Çavuşesku döneminden sonra gelişim adına çok fazla yol alınamadığının da altına çizer. Filmin başından beri bizleri saran Balkan insanına özgü karakteristikler televizyon programında da devam eder ve ortalık kısa sürede alevlenir. Yönetmen böylesi bir konuya kamerasını uzatarak hem televizyonun devrimdeki önemine değinir hem de çocukluğunda yaşadığı bir olayın etkilerini gözler önüne serer. Devrim, birçok kişinin hayatını ve yaşama umutlarını değiştirirken, devrimin sindirdiği ve bu yeni gelişmeyle birlikte ne yapacağını, nasıl davranacağını daha önemlisi bu harekete karşı nasıl tepki vereceğini bilemeyen bir grupta yaratır. Filmin en önemli ayrıntılarından birini de Bükreş’in doğusunda kalan bu yerleşim bölgesinde yaşayan ve devrimi televizyonlarından izledikten sonra sokaklara dökülen insanların hayatları oluşturur. Televizyon programına katılanların çoğu devrimin Romanya’ya genel olarak etkisinden bahsetmezken, olay günüyle ilgili kişisel anılarını anlatmayı tercih eder. Bu da yönetmenin filmini sınırlaması ve anlatmak istediği konuyu dağıtmadan vermek istemesiyle ilgili olsa gerek. Bükreş’in Doğusu bu yüzden Romanya’daki devrimden çok, devrim günü yaşanan olayların insanların zihninde kalan parçalarıyla ilgili. Ne siyasi bir film ne de topyekün bir absürd komedi.


Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleBarış Saydam
Sonraki makale400 Blows
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK