Non Pensarci

Non Pensarci

737
0
PAYLAŞ

Non Pensarci

İtalyan yönetmen Gianni Zanasi’nin son filmi Düşünme, kendi idealleri uğruna ayrıldığı ailesinin yanına dönmeye karar veren Stefano’nun ve ailenin diğer üyelerinin hayatlarını anlatıyor. Aslında aile üyeleri oldukça ilginç karakterlerde insanlardan oluşuyor ve filmin gerçekten güzel bir mizah anlayışı var. Müzisyen Stefano, emekliliğinin sefasını süren baba Nardini, işleri yürüten Alberto ve yunus eğiticisi Michela gibi karakterleri içinde barındıran film, bu karakterleri derinlemesine yansıtmada ise başarısız kalıyor. Belki de filmin en büyük problemi bu. Film hiçbir şeyi derinlikli bir şekilde vermiyor ve her şey çok hafif kalıyor. Sempatik yanlarına rağmen, hep eksik bir şeyler varmış hissi veriyor. Aralarda İtalyan burjuvasından karakterlere de rastlayabileceğimiz bu sempatik komedi, genel olarak izleyenleri güldürse de başka da bir anlam ifade etmiyor. Hafif bir film izlemek ve eğlenmek isteyenler için Düşünme iyi bir seçim olabilir, ama fazlasını isteyenler için de hayal kırıklığı yaratacağı kesin.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleJellyfish
Sonraki makaleParis
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK