Paris

Paris

713
0
PAYLAŞ

paris

Yönetmen Cedric Klapisch, Paris ile çok karakterli komedi-dramalarına bir yenisini daha ekliyor. Filmin arka planını oluşturan kent Paris olunca, romantizm ve hüzün de filme ortak oluyor. Kısa bir ömrünün kaldığını öğrenen Pierre’in çevresine ve yaşadığı kente bakışı filmin genel bakış açısına dönüşürken, arka planda da bol karakterli bir pembe dizi yaşanıyor. Bunu pembe dizi olarak ifade ediyorum, çünkü filmdeki karakterlerin yaşam tarzı hiçbir şekilde gerçekçi gözükmüyor. Film boyunca bu yapaylığı ve abartıyı hissetmek mümkün. Üstelik Romain Duris, Juliette Binoche, François Clouzet, Melanie Laurent ve adını sayamadığım daha pek çok önemli oyuncunun filmde önemli performanslar sergilemesi de, Paris’in bir türlü filmde esas karakter olarak öne çıkamayışı gerçeğini değiştirmiyor. Filme ismini de veren böylesine güçlü bir kentin ben daha da ön plana çıkarılmasını isterdim. Baudelaire’den okunan birkaç dize, sayılan cafcaflı sokak isimleri, panaromik açılardan gösterilen birkaç tane karpostallık Paris karesiyle geçiştirilen kent, yaşanılan ilişkilere bir ev sahibi olmanın ötesinde anlam barındırmıyor. Bu haliyle de Paris, Paris’te geçen egzotik bir dizi bölümünden farksız kalıyor.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleNon Pensarci
Sonraki makaleSecond Breath, The
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK