Second Breath, The

Second Breath, The

386
0
PAYLAŞ

Second Breath

1966’da kara filmlerin usta yönetmeni Jean-Pierre Melville’in de uyarladığı, Jose Giovanni’nin eseri Second Breath, otuz yılı aşkın bir süreden sonra bir başka Fransız yönetmen tarafından yeniden sinemaya aktarılmış. Son haliyle Melville’in filminden bile uzun tutulan hikâye, meşhur gangster Gustave Minda’nın son bir iş çevirerek sevdiği kadınla birlikte ülkeyi terk etme planına bizleri ortak ederken, gangsterler arası çatışmaları ve polisin gangsterleri takip etmesi sonucunda gelişen olay örgüsünü de ekrana taşıyor. Hapisten yeni kaçan nam-ı diğer Gu ve onun güzel sevgilisi Manouche’un tutkularına yenik düşerek başlarına bir yığın iş açması bir yanda, gangsterlerin kendi içlerindeki hesaplaşma diğer yanda ayrı bir gerilim yaratıyor. Bütün bunların üstüne bir de polisin olaylara müdahil olmasıyla birlikte ortaya eski tip bir kara film hikâyesi çıkıyor. Yönetmen Corneau anlatım tekniklerini modernize ederken, hikâyenin genelde diyaloglar üzerinden ilerleyen ve günümüz seyircisine oldukça ağır gelebilecek yapısını ise hiç değiştirmemiş. İki buçuk saat gibi azımsanmayacak bir süresi olmasına rağmen, aksiyondan çok zekice planların, karşılıklı hesaplaşmaların ve derin karakterlerin olduğu suç filmlerini seven izleyicileri tatmin edecek bir çalışma. Özellikle Gu karakteri gerçekten çok başarılı. Filmin tamamına sinen hüzünlü atmosferin yanısıra yönetmenin renklerle yarattığı dünya ve çatışma sahnelerindeki başarısı da filmin dikkate değer unsurlarından… Eğer eski usül suç filmlerini seviyorsanız bu filmi de görmenizi tavsiye ederim.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleParis
Sonraki makaleSoğuktu ve Yağmur Çiseliyordu
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK