In the Electric Mist

In the Electric Mist

392
0
PAYLAŞ

In the Electric Mist

James Lee Burke’ün kitabından uyarlanan “In the Electric Mist” şahsına münhasır Fransız yönetmen Bertrand Tavernier’in kariyerindeki kötü işlerden biri. 68 yaşındaki yönetmen 1984 yılında Cannes’da kendisine “En İyi Yönetmen” ödülünü getiren “A Sunday in the Country” filminden beri bir türlü istikrar yakalayamamıştı. Fakat yönetmenin yaşı ilerledikçe tercihleri de ilginçleşiyor.

Irkçılık arka planlı ve Amerikan tarihinden sıkça beslenen bir polisiye hikâye olan “In the Electric Mist” her şeyden önce çok karmaşık ve dağınık bir film. Filmdeki yan hikâyelerin ağırlığı çoğu zaman ana hikâyenin üstünü örterken, yan hikâyelerin esas hikâyeyle bağının zayıf oluşu da filmin handikaplarından biri. Finalde bütün hikâyeler birleşiyormuş gibi gözükse de aslında hiçbir hikâyenin çözümlendiği yok. Kitabı senaryolaştıran Polonyalı Kromolowski ailesinin mi hikâyeyi bu hâle getirdiği yoksa Tavernier’in tercihlerinin mi etkili olduğunu bilmiyorum, yalnız ortada bir gerçek var ki “In the Electric Mist” felaket bir senaryoya sahip! Belli ki kaynak kitabın Amerikan’ın kurulduğu ilk yıllarla, ırkçılık sorunuyla ve toplumsal değişimle ilgili önemli meramları varmış. Ama Fransız bir yönetmenin bu duyarlılığı es geçerek sadece ortadaki polisiye hikâyeye ve klişe bir karaktere sırtını dayaması kitabın da itibarını zedelemiş. “In the Electric Mist”in kitabı belki ilgi çekici bir hikâyeye sahip olabilir ama filmi kesinlikle değil!

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleJohnny Mad Dog
Sonraki makaleAbsurdistan
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK