Ana sayfa 2000'ler 2007 Flight of the Red Balloon

Flight of the Red Balloon

1426
0

Flight of the Red Baloon

Kırmızı balon etrafında şekillenen hayatlar…

Albert Lamorisse’nin 1956 yapımı kısa filmine saygı duruşunda bulunan yönetmen Hsiao-hsien Hou, kendi kırmızı balonuyla da bambaşka hayatlara ortak oluyor. Üç ana karakter üzerine kurulan Flight Of The Red Balloon, bu üç ana karakter aracılığıyla insanın geçirmiş olduğu farklı evrelere de vurguda bulunuyor. Bir kukla tiyatrosunda çalışan Suzanne, onun küçük oğlu Simone ve yeni işe aldıkları Çinli bakıcı Song’un hayatları üzerinden modern dünyada yaşayabilmek, hayata karşı umutla bakabilmek ve çocukluk döneminin neşesini ve masumluğunu koruyabilmek üzerine yalın, ama büyüleyici bir hikaye.

Filmdeki her karakterin aslında kendine göre sorunları var, fakat hepsi bir şekilde birbirlerinin hayatına etkide bulunarak koca bir şehirde yaşamaya çalışıyor. Hikayedeki en kilit rolü oynayan küçük Simone ise, yaşından beklenmeyecek derecede çevresine ilgili ve çevresindeki insanların sorunlarını anlamaya çalışıyor. Onun hayata bakışındaki masumiyet sanırım hikayenin de kilit noktasını oluşturuyor. Hikayedeki bir diğer baş karakter olan Çinli sinema öğrencisi Song ise, çoğunlukla Lamorisse’in kısa filmi ve genel olarak yönetmenin sinemaya olan yaklaşımı açısından bizlere açıklayıcı bilgiler veriyor. Yalnız burada yönetmen Hou’nun ilginç bir tercihi de göze çarpıyor. Uzakdoğu kültürünün önemli öğelerinden olan kukla sanatında bir Fransız’ın derin bilgi sahibi olması ve o kültürü benimsemesi yanında, bir Çinli’nin de Fransız sineması ve kültürü hakkında derin bilgi sahibi olması oldukça şaşırtıcı bir şey. Yönetmen burada karakterlerin kültürel rolleri üzerinde de oynama yapıyor.

Hou’nun şu ana kadar klasik anlatıya en çok yakınlaştığı filmi olan Flight Of The Red Balloon, Fransa’yı da fondaki piyano müziği eşliğinde şiirsel kompozisyonlarla ekrana taşıyor. Özellikle camlara yansıyan görüntüler, şehrin kalabalığı, bu kalabalığa karşın yalnızlıkları daha da belli olan karakterlerin o kesifliği yönetmenin uzun plan sekanslarıyla daha da etkileyici hale geliyor. Yönetmenin diğer filmlerine nazaran, odaklanması ve izlenmesi daha kolay bir film olan Flight Of The Red Balloon, özünde hayata bakışımızla ilgili bir hikaye. Filmin finalindeki çocukların resim analizi sahnesiyle de yönetmen hikayesini bir nevi özetliyor esasında. Hayata dair, sade ama bir o kadar da etkileyici ve şaşırtıcı bir film.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

Önceki makaleDrabet
Sonraki makaleMan on Wire
1983, İstanbul doğumlu. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Bölümü'nde yaptı. Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011-2014 yılları arasında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğü yaptı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013-2019 yılları arasında Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yaptı. 2018-2020 yılları arasında İstanbul Şehir Üniversitesi'nde ders verdi. 2018-2021 yılları arasında Sinema Yazarları Derneği'nin (SİYAD) genel sekreterliğini üstlendi. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015)- Burçak Evren'le ortak-, Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016), Aytekin Çakmakçı: Güneşe Lamba Yakan Adam (2019), Osmanlı’da Sinematografın Yolculuğu (1895-1923) [2020], Derviş Zaim Sinemasına Tersten Bakmak (2021) – Tuba Deniz’le ortak-, Orta Doğu Sinemaları (2021) – Mehmet Öztürk’le ortak-, Türkiye’de Sanat Sineması (2022) isimli kitapları da bulunuyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here