The Leopard

The Leopard

495
0
PAYLAŞ


1860’ların Sicilya’sından başlayarak İtalya’nın dönüşüm sürecine ayna tutan “Il Gattopardo”, yönetmen Luchino Visconti’nin aile geleneklerinden, yaşam deneyimlerinden ve toplumsal değişim üzerine düşüncelerinden beslenir. Hem dış hem de iç mekânı muazzam bir titizlikle kullanan yönetmen, merkezine aldığı Prens Salina’nın (Burt Lancaster) ailesindeki değişimle başta Sicilya olmak üzere İtalya’nın değişimini de incelikli bir dille yansıtmayı başarır.

Köklü bir saltanat geleneğinin son varisi olan Prens Salina sahip olduğu geniş topraklarla birlikte o topraklar üzerinde yaşayan insanlar üzerinde de oldukça önemli bir nüfuza sahiptir. Fakat orta sınıf gün geçtikçe nüfuzunu arttırmaya başlar. Garibaldi’nin reform hareketi bir değişimi kaçınılmaz kılarken, tüccar sınıfı da yeni düzenin en önemli zümresi hâline gelir. Monarşiden demokrasiye doğru bir değişim yaşanırken, bir yandan da Prens Salina’nın ailesinde de bir değişim yaşanmaktadır. Prens Salina çok sevdiği yeğeni Tancredi (Alain Delon)’yi Sicilya’nın en önemli tüccarı olan Don Calogero’nun kızı Angelica (Claudia Cardinale)’yla evlendirmektedir. Toplumsal değişimin bireysel değişimle birleştiği ve eski aristokrat geleneklerinin yeniden canlandırıldığı filmde, Visconti toplumsal değişim üzerine düşüncelerini de hikâyeden kopmadan vermeyi başarır.

Barış Saydam
bar_saydam@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleRocco and His Brothers
Sonraki makaleLa Caduta Degli Dei
1983, İstanbul doğumlu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Altyazı dergisinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. 2008’de Avrupa Sineması isimli web sitesini kurdu. 2011 yılında Hayal Perdesi dergisinde web sitesi editörlüğüne başladı ve derginin yayın kurulunda görev aldı. TÜRVAK bünyesinde çıkartılan Cine Belge isimli derginin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 2012’den beri Sinematek Derneği’nde Film Analizi dersi veriyor. 2013 yılından beri Türk Sineması Araştırmaları (TSA) projesinde koordinatör yardımcılığı ve içerik editörü olarak görev yapıyor. Ayrıca Giovanni Scognamillo’nun Gözüyle Yeşilçam(2011), Sinemada Tarih Yazımı (2015), Erol Ağakay: Yeşilçam’a Adanmış Bir Hayat (2015), Oyuncu, Yönetmen, Senarist, Yapımcı Yılmaz Güney (2015) ve Karanlıkta Işığı Yakalamak: Ahmet Uluçay Derlemesi (2016) isimli kitapları da bulunuyor. Başta Jean-Luc Godard olmak üzere Fransız Yeni Dalgası'nı, pek çok farklı sanat dalını filmlerinde ustalıkla kullanabilen yönetmenleri ve eleştirilerini sanattan ödün vermeden yapabilen filmleri seviyor. Istvan Szabo'nun sinemacılar dünyayı değiştiremez sözüne katılıyor; ama sinemanın insanı değiştirebileceğine inanıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK