Terribly Happy

Terribly Happy

330
0
PAYLAŞ

“İnsanlar yasaları ancak yasaları koyanların huzurunun kaçmayacağı noktaya kadar bozabilirler.”

Erling Jepsen’in ağlamanın sanatı adlı romanından uyarlanan bu kült film, büyük şehir polisinin küçük bir kasabaya tayin edilişiyle (sürülmesiyle) başlar. Dışarıdan bakıldığında her şeyin kendi durağanlığında aktığı küçük bir kasabanın ve onun gizemli bataklığına bir yolculuğa çıkarız. Orada bir nevi sürgün hayatını bitirip kendi şehrine dönmeyi planlayan Robert, hiçte tahmin edemeyeceği olayların içinde bulur kendini. Film Coen Kardeşlerin ve David Lynch’in sinema dilinden izler taşımasına rağmen, bir o kadar da kendi orijinal hikâyesini anlatır izleyiciye. En başından itibaren küçük kasabanın kendi yaşam düzeni ve Robert’ın öğrendiği ve tek bildiği büyük şehrin düzeninin çatışmasını, beklenmedik sürprizlerle dolu kendi dünyasındaki bu kasabanın içinden izleriz. Film bir çok sahnede izleyicinin gözlerini daha fazla açıp, dikkatini daha fazla filme yoğunlaştırır. Yönetmen Henrik Ruben Genz diğerlerinin yaptığı gibi, birçok sahte soru işaretleri yaratıp “ne kadar da gizemli bir film yaptım” kaygısından uzakta, filmi inanılmaz güzel bir finalle bitirir. Film bittiğinde oturduğunuz koltuğun kenarından düşecek gibi yalpalayacaksınız.

Koray Özhan
korayozhan@hotmail.com

PAYLAŞ
Önceki makaleTake My Eyes
Sonraki makaleFish Tank
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK