Türk Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler XII

Türk Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler XII

272
0
PAYLAŞ

Türk Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler XII
5-7 Mayıs 2011, Kadir Has Üniversitesi, İstanbul

Sinema felsefe yapar mı? Felsefe sinemadan yararlanır mı?

Film kuramının, tarihinin ve analizinin mevcut çerçevelerini zenginleştiren ve sinemanın hem gündelik hayatla kurduğumuz ilişkilerde hem de dünyayı kavrama biçimlerimizde bize sunduğu olanakları keşfetmemize yarayacak bir alan olarak felsefe, bu yılki konferansın konusunu belirliyor.

Bu konferansın sinema ve felsefe ilişkisini Türkiye için kurarken, şu sorulardan yola çıkmak mümkün: Dünyada yaşanan felsefi akımlar Türkiye’de sinemaya etki ettiler mi?
Türkiye buraya özgü bir görsel felsefe geliştirdi mi? Türkiye sinemasında da dünya sinemasında da arkada bir dünya görüşü, bir bakma biçimi, kapsamlı bir
felsefi birikim var mı? Türk sineması kendine ve yapım süreçlerine ayna tutmakta neden zorlanır?

Konferans çağrısı, yalnızca akademik ve ekoller tarafından belirlenmiş felsefe kuramlarını değil, sinema ve ilgili olduğu sanatsal ve kültürel alanların, farklı tarihsel dönemlerde işleyiş ve algılanmasında etkin olmuş ‘felsefi’ düşünce biçimlerini de içeriyor. Gerçekçilik, romantizm, ekspresyonizm, hermetik, fenemonoloji, psikanaliz, feminizm, Marksizm gibi kuram ve akımlar kadar, pek çok kuram arasında yolculuk etmiş, biçim değiştirmiş dinamik kavramlar da konferansın olası konuları arasına giriyor: nostalji, bellek, kayıp, yas, melankoli, ruh ve beden gibi… Bugün bazı kavramlar çeşitli sorunsal alanları açarak, taşra üzerinden çevre merkez karşıtlığı ve dengeleri ile demokrasi gibi kavramların içlerinin nasıl doldurulduğuna ilişkin geniş tartışma zeminleri de açtı. Sınıf, eşitlik, özgürlük ve adalet kavramlarının uzak çekim alanları oluştu. Dolayısıyla felsefenin geçmişten bugüne ilişki içinde olduğu tüm alanlar (antropoloji, sosyoloji, pozitif bilimler, dilbilim, ahlak vs.) sinema ve felsefe ilişkisi içinde işlevselleştirilmiş halleriyle konferansın kapsamak istediği çerçeveye dahil edilebilir. Yine bu bağlamda, tarihsel süreç, dönemin ideolojik hassasiyetleri, sanatçıların zaman içinde bu tarihsel söylemle ilişkisi, bunun yaratılan karakterlere, hikâye anlatma biçimlerine ve tekniğine yansımaları, karakterin dünya görüşü, sinemanın vesile olduğu seyir ilişkileri, sanatçının uslamlama biçimleri, etik ve estetik öncülleri de konferans kapsamında değerlendirilebilir. Bu konular ve benzerleri üzerine tartışmak üzere Sinema ve Felsefe Konferansına sunum ve panel önerilerinizi bekliyoruz.

Konferansa sunumla başvurmak isteyenlerin:
400-500 kelimelik sunum özetlerini,
konuyu özetleyen 3 anahtar sözcüğü,
100-200 kelimeden oluşan kısa özgeçmişlerini;

Panel ile başvurmak isteyenlerin ise:
3-4 sunumdan oluşan paneller için her bir sunuma dair yukarıdaki bilgiler ile
paneli tanımlayan 250-300 kelimelik bir açıklamayı

en geç 28 Şubat 2011 tarihine kadar, oznur.sahin@khas.edu.tr adresinde Öznur Şahin’e göndermeleri rica olunur.

Uluslararası düzenlenen bu konferansta, kimi paneller İngilizce olacağı için başvurularda sunumun hangi dilde yapılacağının da belirtilmesi gerekmektedir.

Konferansın ana hedefi, Türk film akademisyenlerini, sinemacılarını ve sinemaseverlerini bir çatı altında toplayarak, konuya dair yeni açılımlar oluşturacak üretken bir ortam yaratmaktır. Toplantıya önceki senelerde çok sayıda uluslararası sinemacı ve akademisyen katılmıştır. Bundan önceki konferansların bildirileri makalelere dönüştürülerek Bağlam Yayınları tarafından düzenli olarak yayınlanmıştır. Bu derlemeler, Türk sineması üzerine düzenli ve kapsamlı biçimde kurumsallaşan ilk çalışmaları oluşturmaktadır. Bu sürece katkıda bulunmuş olan herkese tekrar teşekkür etmek isteriz.

PAYLAŞ
Önceki makale2010’un En İyi Avrupa Filmleri
Sonraki makaleİşçi Filmleri Festivali Gönüllüler Arıyor
Sinemaya gönül veren bir grup sinefilin kurduğu Avrupa Sineması internet sitesi, Avrupa sinemasını daha geniş kitlelere tanıtmak ve bu filmlerle ilgili ufak da olsa bir tartışma ortamı yaratmak amacıyla kuruldu. Sitenin kuruluş amaçlarından biri de; tür sinemasını da yadsımadan, sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığının vurgusunu yapmak. Metin Erksan’dan bir alıntı yapacak olursak; bilimlerin ve sanatların varoluşlarının sınırları, geçmişin derinlikleri içindedir… Sinema bilim; sinema sanatı ve sinema bilimi kapsamında; sanatsal düşüncenin ve uygulamanın, sinemasal düşüncenin ve uygulamanın, yaratısal düşüncenin ve uygulamanın, görüntüsel düşüncenin ve uygulamanın, çekimsel düşüncenin ve uygulamanın, oluşumunu, gelişimini, dönüşümünü saptar ve oluşturur. Bu nedenle bizler de günümüzde çekilen filmler dışında, geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuk yaparak; bu sanatı etkileyen filmleri ve yönetmenleri de tanıtmaya, eleştirmeye ve onların sinemayı nasıl algıladıklarını kavramaya gayret ediyoruz. Bir yandan da sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkisini, filmler bağlamında tartışarak; sinemanın diğer sanatlardan ayrı düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Bu amaçlarla, birbirinden farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda çekilmiş ve birbirinden farklı türlerde pek çok film eleştirisine yer vermeye çalışıyoruz. Sinemayı bir kültür olarak gören herkesin katılımına da açığız. Arzu edenler mail adresinden bizlere ulaşabilir, yazılarını paylaşabilir ve filmlerle ilgili görüşlerini iletebilir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK